Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sema" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sema ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sema olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALAİMİSEMA, ELEĞİMSEMA, İNEĞİMSEMA
EMİRSEMA
GÜLSEMA, NURSEMA
AYSEMA, NOSEMA
SEMA
SEMA
Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.
ALAİMİSEMA
Gökkuşağı.
AYSEMA
Ay gibi parlak, gök gibi yüce olan.
NURSEMA
Işıklı, aydınlık gökyüzü.
NOSEMA
Microsporida takımında, Apansporoblastina alt takımında bulunan geçmişte Encephalitozoon cinsiyle identik olduğu düşünülen, omurgasızlarda parazitlenen özellikle de böcekler için patojen olan hücre içi protozoon cinsi.
İNEĞİMSEMA
Gökkuşağı.
EMİRSEMA
Gökkuşağı.
ELEĞİMSEMA
Gökkuşağı.
GÜLSEMA
Gökyüzünün gülü.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEMAHANE
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm.
İŞİTME
İşitmek işi. Duyma, sema (II).
SEMAZENBAŞI
Mevlevilikte semayı yöneten dede.
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
CÖMERTLİK
Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.
GÖKÇE
Gök rengi, mavi. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan. Güzel, hoşa giden.
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
GÖKÇÜL
Maviye çalan renk. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan.
DEYİŞ
Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
GÖKSEL
Gökle ilgili, semavi.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
ALTMIŞLI
İlmiye aşamalarından sahn-i seman ile musıla-ı Süleymaniye arasında bir derece.
ÇAYCOŞTU
Çay semaveri.
ULVİ
Yüce. Gökle ilgili olan, semavi. Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan.
ALYEŞİL
Alâim-i sema, gök kuşağı.
ALEMİR
Alâim-i sema, gök kuşağı.
FELEK
Gök, gökyüzü, sema. Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. Talih, baht, şans. Dünya, âlem.
SEMAZEN
Semada dönen derviş.
ANLAMSAL
Anlamla ilgili, semantik.
GÖK
İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.