Sonu SELMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "selmek" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu selmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında selmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde selmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TÜMSELMEK, YÜKSELMEK, KÖRSELMEK, TEPSELMEK, YUNSELMEK, YÜĞSELMEK, YÜMSELMEK, YÜNSELMEK, YÜYSELMEK

8 harfli kelimeler

HESELMEK, KÖSELMEK, ÖKSELMEK, SESELMEK, YUSELMEK

7 harfli kelimeler

ESELMEK

6 harfli kelimeler

SELMEK

Bazı kelimelerin anlamları

SELMEK

Başıboş kalmak. 1.Onurlu olmak. 2.Kendini beğenmek. Yararlanmak: Benim yokluğumdan seldi. Sevinmek.

YÜMSELMEK

Yükselmek.

YÜĞSELMEK

Yükselmek.

HESELMEK

Büyümek.

KÖSELMEK

Pusmak, sinmek. İnsan olduğu yere yıkılıp kalmak.

KÖRSELMEK

Ateş ya da ışık yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak.

SESELMEK

Gelişmek, büyümek, yetişmek. Tanınmak, adını duyurmak, ünlü olmak. Büyümek, gelişmek. Ses almaya başlamak, kendisine ses gelmek.

YÜKSELMEK

Yükseğe çıkmak. Fiyat, çoğalmak. Yüce duruma gelmek, yücelmek. Unvan, rütbe vb. ilerlemek. Artmak. Güçlenmek, şiddetlenmek. Aşaması artmak.

YUSELMEK

Yükselmek.

ÖKSELMEK

Örselemek, hırpalamak.

YÜYSELMEK

Yükselmek.

TEPSELMEK

Az kurumak, suyunu çekmek (ıslak nesne).

ESELMEK

İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.

YÜNSELMEK

Yükselmek.

TÜMSELMEK

Tümsekleşmek.

YUNSELMEK

Yükselmek.

  -   -   -  

Anlamında SELMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SELMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TÜMSEKLEŞMEK

Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.

PARILDAMAK

Işık saçmak, parlamak. Gelişmek, yükselmek.

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

FİYATLANMAK

Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.

HAVALANMAK

Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek. Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak. Yerinde oturamaz duruma gelmek. Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek. Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak. Yerden ayrılıp göğe yükselmek.

FIRLAMAK

Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak. Fiyatı birdenbire yükselmek. Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak.

KALKMAK

Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.

UÇMAK

Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.

ZAMLANMAK

Fiyatı yükselmek.

ATIĞETMEK

İleri gitmek, yükselmek.

YÜCELMEK

Yükselmek, yüce bir duruma gelmek.

PARLAMAK

Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak. Mevkisi yükselmek. Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak. Ortaya çıkmak. Birdenbire öfkelenmek. Tutuşup alev çıkarmak. Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak.

TIRMANMAK

El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak. Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek. Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Yokuş, merdiven vb. çıkmak. Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak.

BÜYELMEK

Büyümek, boy atmak, yükselmek. Büzülmek, büzülüp toplanmak.

SAFRA

Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.

SİVRİLMEK

Sivri duruma gelmek, sivrileşmek. Başkalarını geride bırakıp yükselmek veya ün kazanmak.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

YÜKSELME

Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.

BOYLAMAK

İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.