Kelimeler arşivi içinde; başında "selen" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. selen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu selen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde selen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SELENOSİSTİN
SELENSİMEK
SELENİMEK, SELENOZİS, SELENOFEN
SELENYUM, SELENDER, SELENDEŞ, SELENİNO, SELENOİT
SELENLİ, SELENTİ, SELENDİ
SELENO, SELENK, SELENA
SELEN
SELEN
Ses, haber, bilgi.
SELENYUM
Atom numarası 34, yoğunluğu 4,8 olan, 217 °C'de eriyen, ısı ve elektriği ileten, genel olarak telsiz telefon, televizyon yapımında kullanılan bir element (simgesi Se).
SELENİNO
(HO)OSe- kökünü belirten bir ön ek.
SELENLİ
Bir hece özeği olabilen seslik: r, ı, m, n, s, ş, gibi. Erzurum kenti, Elmalıdere bucağına bağlı bir bölge.
SELENİMEK
Dinmek, azalmak : Dişimin sızısı hâlâ selenimedi.
SELENOİT
Yarım ay şeklinde. Selenoid.
SELENOZİS
Selenyum zehirlenmesi.
SELENDER
Mısır kurutma yeri.
SELENDEŞ
Bir hece özeğinin etrafında yer alıp onunla birlikte söylenen sesliklere denir; Kart kelimesinde k, r, t selendeştir.
SELENOFEN
k.n. 110 °C olan, suda çözünmeyen, tiyofene benzeyen ve havada mavi alevle yanarak selenyum oluşturan renksiz bir sıvı. Selenofuran.
SELENOSİSTİN
Baklagil tanelerinde bulunan zehirli, protein tabiatında olmayan amino asit.
SELENTİ
Sel sularının sürüklediği çerçöp.
SELENO
Selenyumun iki değerli halini belirten sülfo gibi bir ön ek. Bir organik bileşikte oksijen yerine selenyumun geçtiğini belirten bir ön ek.
SELENK
Ses, gürültü.
SELENDİ
Manisa iline bağlı ilçelerden biri.
SELENSİMEK
Oyalanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SELEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENSELENME
Enselenmek işi.
FAĞFUR
Çin imparatorlarına verilen unvan. Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya.
KESELENME
Keselenmek işi.
KALKOJEN
Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
FİNCANCI
Porselen veya cam eşya satan kimse.
FİNCAN
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genel olarak kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap. Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.
MUFLA
Cisimleri, aleve değdirmeden ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. Porselen fırını.
HORST
Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet.
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.
FAÇUNA
Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.
EKSELANS
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
MÜRTEFİ
Yükselen, yüksek bir yere çıkmış olan. Yüksek, yüce.
KESELENİŞ
Keselenme işi.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.