Kelimeler arşivi içinde; sonunda "selam" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu selam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında selam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde selam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SELLEMEHÜSSELAM
ALEYKÜMSELAM
SALATÜSELAM
ABDÜSSELAM, ALEYİSELAM, DARÜSSELAM
VESSELAM
SELAM
SELAM
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba.
ALEYİSELAM
Aleyhisselam.
ABDÜSSELAM
Barışçı olan Tanrı'nın kulu.
SELLEMEHÜSSELAM
Ulu orta, çekinmeden, destursuz.
ALEYKÜMSELAM
"Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.
SALATÜSELAM
Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua.
DARÜSSELAM
Bağdat kenti için kullanılan bir san.
VESSELAM
"İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz. Arapça kökenli ve-s-selâm: işte bu kadar; sözün kısası bu. 'İşte bu kadar' anlamında bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde SELAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERHABA
Selam. (me'rhaba:) "Geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoş geldiniz" anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü.
ESENLEME
Esenlemek işi, selam.
SELAMLANMAK
Selamlama işi yapılmak.
ESENLEŞME
Esenleşmek işi, selamlaşma.
HAREM
Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
SELAMLAMAK
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek.
KURTULUŞ
Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet. Bağımsızlık.
MERHABALAŞMAK
Karşılıklı selam verip hâl hatır sormak.
ODABAŞI
Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.
ESENLİK
Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
GÜNAYDIN
"İyi sabahlar" anlamında sabahları söylenen bir selamlama sözü. Yeni mi farkına vardın? anlamında bir söz.
SELAMLAMA
Selamlamak işi.
ESENLEMEK
Selamlamak. Birine esenlik dileyerek ayrılmak, veda etmek.
ESENLEŞMEK
Selamlaşmak. Vedalaşmak.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
REVERANS
Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılmış olan hareket.
FELAH
Kurtuluş, selamet, onma.
MABEYİN
Ara. Padişah sarayı. Eski konaklarda harem ile selamlık arasındaki daire.