Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sebat" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sebat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sebat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sebat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEBAT
Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.
MÜKTESEBAT
Edinilen, kazanılan bilgiler.
MUHASEBAT
Hesap işleri.
MÜNASEBAT
İlgiler, ilişkiler.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİREŞME
Sebat.
DİREŞKEN
Sebatlı.
TOHTAMAK
Dinlenmek, rahatlamak, serinlemek. 1.Durmak, beklemek, kalmak, dinlenmek. Tebaiyet etmek. Sebat etmek, durmak, devam etmek, pâydar olmak. İhtiyarlamak.
SEBATKAR
Sebatlı.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
PARAKON
Sebatik veya suksinik asit ve etilen veya propilen glikol içeren yağ ve ısıya karşı dirençli sentetik kauçuğun ticari adı.
DIMBIK
Sebatsız. Doymuş, şişkin, gergin.
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.
DIRIH
Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz (kimse).
DABANSIZ
Korkak, çekingen, cesaretsiz. Beceriksiz, gayretsiz. İradesiz. Sebatsız, bir yerde durmayan.
SEBATSIZLIK
Sebatsız olma durumu.
SEBATLI
Bir işi yılmadan sonuna kadar götüren, direşken, sebatkâr.
DUTUNMAK
Sebat etmek, tutunmak, bağlanmak. Sevmek, beğenmek, hoşlanmak. Kendini sevdirip itibar kazanmak. Rağbet etmek. Edinmek, ittihaz etmek, telâkki etmek. Tutulmak.
DAYANIGÖRMEK
Dayanıp durmak, dayanmakta sebat etmek.
AKAGAN
Çabuk meyleden, sebatsız, maymun iştahlı.
SEBATİ
Sebatlık, sözünde, kararında durma. Sebatlı, sözünde duran.
DIRIK
Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz kişi. İshal: Ahmet dırığa tutuldu. Helâ. Yer, toprak: Ahmet öldü aybını dırık örttü. Sincap. Kök, temel, esas.
GELGEÇÇİ
Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse).
DİREŞMEK
Sebat etmek.
SEBATSIZ
Sebat etmeyen.