Kelimeler arşivi içinde; başında "sağma" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. sağma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sağma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sağma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAĞMA
Sağmak işi.
SAĞMAL
Süt veren, sağılan, sağımlı. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.). Bol süt veren inek.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
SAĞMAN
Sağlıklı kimse. Eksiksiz, kusursuz, güvenilir kimse. Tunceli şehri, Pertek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SAĞMALI
Van ilinde, Dorutay nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAĞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDİKLEMEK
Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. İnek sağılacağı zaman ya da biraz sağıldıktan sonra yavrularına emzirilmek. Hayvan yavrusu annesini emerken memeye tos vurarak emmek. Sağılacak hayvanın memelerini yumuşatacak şekilde elle oğuşturmak.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
ÇÖPLEMEK
Sütü az hayvanları sağmak. Otlamak.
CİVDİRMEK
Hayvanı gelişigüzel ve çabuk sağmak.
DEREMET
Hazırlık, sağlama, toplama. Eski elbiseleri onarma. Yardım. Çaba. Yağ, peynir. Hayvanları sağma ücreti yerine verilen süt, yağ, peynir: Deremetimi verirsen ineklerini sağarım.
ÇANGATA
Kuzusu ölmüş sağmal koyun.
DÖĞÜŞ
Yavrulu, sağmal inek.
SAĞDIRMAK
Sağma işini yaptırmak. Sağmasına sebep olmak.
CUMRA
Kozadan ipek sağmak için kullanılan bir aygıt.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
EDÜKLEMEK
Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. ediklemek-1]. Buzağı annesinden azar azar süt emmek.
ÇIRTMAK
Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.
AĞILLAMAK
Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.
EMİŞDİRMEK
Sağmal hayvanları sağdıktan sonra yavrularına emdirmek.
SAĞIM
Sağma işi. Süt veren hayvan.
SAĞIMLI
Süt veren, sağmal.
SÜTLÜ
İçinde süt bulunan, sütle yapılan. Sütlaç. Taneleri sertleşmemiş, yumuşak taneli (mısır, buğday vb.). Süt veren, sağmal.
BAŞŞAKLAMAK
Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüleri toplamak. Koyun ve keçileri sağdıktan biraz sonra tekrar sağmak. Başak toplamak. Ürün alınan tarladan ikinci kez kalanları toplamak.
CİRTMEK
Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.