Sonu SAÇAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saçak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saçak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında saçak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saçak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAÇAK

Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

TENEKESAÇAK

Dam ve çatılardaki su oluğu. (Yalvaç Isparta).

  -   -   -  

Anlamında SAÇAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAÇAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PÜRÇEK

Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.

BASBANAKLI

Perişan, üstü başı salkım saçak.

ÇÖRTEN

Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.

POŞU

Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.

MARKİZ

Markinin karısı. Bir kapı veya pencere önünde yağmurdan korunmak için yapılmış olan saçak. İki kişilik, alçak, oldukça geniş koltuk.

SAÇAKLANMA

Saçaklanmak işi.

BOBA

Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: (

BELER

Saçak, dam ucu.

ARABAH

Damın çevresi, saçak kenarı.

SAÇAKLANMAK

Kenarları saçak gibi olmak.

CINİK

Küçük ve saçaklı şey.

CIYNAK

Tırnak, pençe. Ceviz içi. Çuval, heybe üzerine yapılan süs, motif. Ispanak. Bitki köklerinin ince saçakları. Kırlarda yetişen, çorba ve börekte kullanılan yabani bir çeşit ot. Yırtıcı kuş ve hayvan tırnağı.

YAKA

Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

SANCAK

Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.

BARDI

Dam kenarlarına saçak yerine döşenen ve hasır yapılan bir çeşit saz.

SİRRUS

Saçak bulut.

ŞALE

Uzun saçaklı çatısı olan alçak dağ konutu.

AKLANTI

Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Saçak oluğu.

PÜSKÜL

Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.

GİRİŞİMÖLÇER

Işık girişim saçaklarını uzaktan ölçmeye yarayan araç, interferometre.