Kelimeler arşivi içinde; başında "sayan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. sayan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sayan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sayan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAYAN
İnatçı. Katı, sert. Sayar, saygılı, hürmet eden.
SAYANI
1.Anlayışsız, vurdumduymaz. 2.Güçsüz hayvan. Kör, kesmeyen (bıçak, makas ve benzerleri için). Hissiz, duygusuz. Güçsüz.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAVİ
İçinde bulunduran, kapsayan.
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
DURAKSAMALI
Duraksayan, tereddütlü.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
CERMEN
Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. Bu halktan olan kimse.
FİZİKOKİMYA
Kimyasal olayları fiziksel yöntemlerle çözümleyen, fizik ve kimya konularını kapsayan bilim.
DUYGULANMA
Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.
GÖRÜNÜŞ
Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
DİDİŞİM
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.
HATIRŞİNAS
Saygılı, hatır sayan, hatır kırmayan.
DEREBEYLİK
Derebeyi olma durumu. Orta Çağda özellikle Batı Avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen, feodalite. Derebeyi yönetimindeki bölge.
HAVAS
Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.