Kelimeler arşivi içinde; sonunda "savurmak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu savurmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında savurmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde savurmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAVURMAK
Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.
SOMSAVURMAK
Esen rüzgarın yardımıyla küçük yabalarla ürünü samanından ayırmak. (Amasya).
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVURMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEYDANAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba.
ATALAMAK
Atmak, savurmak: Değneği koyuna bi ataladım.
EFİSMEK
Taneli şeyleri kabuğundan ayırmak için tepside savurmak.
VANTİLATÖR
Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet. Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen. Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği. Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.
BİLDANAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba.
AKDARMAK
Bir şeyi altüst etmek, karıştırmak, savurmak, boşaltmak, devretmek, hatmetmek, çevirmek. Tarlayı sürerek toprağı kabartmak. İletmek, göndermek. Altüst etmek. Elden geçirmek. Nadasa bırakılacak tarlayı ilk kez sürme. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta). Dam toprağını değiştirmek ya da düzenlemek. (Acıpayam Denizli).
SAVURMA
Savurmak işi. Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme.
BELDENAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba. Arabaya ekin yüklemek için kullanılan, üç ila yedi kadar çatalı olabilen ağaç çatal. (Akçaşar Yalvaç, Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (bendanat) : (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Tınaz savurmakta kullanılan araç.
HAR
"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.
TOZUTMAK
Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak. Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak. Kar, toz gibi savurmak. Aklını yitirmek.
YABA
Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.
BELGANAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba.
EESMEK
Taneli şeyleri kabuğundan ayırmak için tepside savurmak.
CIDA
Mızrak. Süs. Olta. İnce uzun tahta. Tınaz savurmakta kullanılan çatal şeklinde tahta. Pulluk vidası: Cıdaları pulluğa tak. Aşırı istek. Aşerme. İnat, iddia. Kargı, mızrak. Süngü, kargı, mızrak, harbe.
ALIZLAMAK
Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak. Zayıflamak.
AKDARMAH
Bir şeyi altüst etmek, karıştırmak, savurmak, boşaltmak, devretmek, hatmetmek, çevirmek.
YABALAMAK
Yaba ile atmak veya savurmak.
BELDANAT
Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba. Kağnıya sap yüklemekte kullanılan araç.
YUVARLAKLAŞMA
Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak savurmak, kavışmak kavuşmak, yımışak yumuşak gibi.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.