Sonu SAVUR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "savur" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu savur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında savur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde savur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAVUR

Mardin iline bağlı ilçelerden biri.

  -   -   -  

Anlamında SAVUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAVUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAVURTMA

Savurtmak işi.

TUTUMSUZ

Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif.

VANTİLATÖR

Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet. Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen. Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği. Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.

SAVURTUŞ

Savurtma işi.

YUVARLAKLAŞMA

Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak savurmak, kavışmak kavuşmak, yımışak yumuşak gibi.

PÜSKÜRMEK

Ağzında bulunan bir sıvı veya toz durumundaki bir şeyi hızla savurtarak dışarı çıkarmak. Öfkeyi aniden dışarı vurmak. Yanardağ lav çıkarmak, indifa etmek.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

TUTUMSUZLUK

Tutumsuz olma durumu, müsriflik, savurganlık.

PÜSKÜRTMEK

Püskürme işini yaptırmak. Geri dönmek zorunda bırakmak. Fışkırtmak. Hızla ve savurtarak çıkarmak.

AKDARMAH

Bir şeyi altüst etmek, karıştırmak, savurmak, boşaltmak, devretmek, hatmetmek, çevirmek.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

YABALAMAK

Yaba ile atmak veya savurmak.

SAVRULMAK

Savurma işi yapılmak. Dağılmak, saçılmak.

MİRASYEDİ

Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.

İSRAF

Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık.

SALTO

Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.

TOZUTMAK

Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak. Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak. Kar, toz gibi savurmak. Aklını yitirmek.

YABA

Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

HAR

"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.

SAVURMA

Savurmak işi. Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme.