Kelimeler arşivi içinde; başında "savaşma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. savaşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu savaşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde savaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAVAŞMA
Savaşmak işi, muharebe.
SAVAŞMAK
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ERSAVAŞ
Savaşmayı seven kimse.
SAVAŞTIRMAK
Savaşma işini yaptırmak.
TÖREBİLİM
Ahlak ilke ve sorunlarını inceleyen, insan davranışlarını "doğruluk-yanlışlık" ve "iyilik-kötülük" gibi değer yargıları bakımından çözümleyen bilim dalı. Yarar, iyi, kötü ve benzerleri ile ilgili sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, neyin uğrunda savaşmaya çabalamaya değer olup, hangi davranışın iyi olduğu, neyin yaşama anlam kazandırdığı gibi soruları kendine konu edinen inceleme dalı. Törenin özünü, ortaya çıkışını ve gelişimini, töresel ölçüleri ve bunların tarihsel özelliğini belirleyen yasaları inceleyen kuramsal çalışma, bk. aktöre toplumbilimi.
SÜNGÜTAY
Süngü takmış, savaşmaya hazır kimse.
MATRAK
Savaşmayı öğretmek için kullanılan, ucu giderek yuvarlaklaşan kalın sopa, değnek. Eğlenceli, gülünç, hoş.
GÖKTUĞ
Savaşmayı seven kimse.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
UĞRAŞMAK
Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.
CENKLEŞMEK
Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.
SAVAŞABİLMEK
Savaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MATRAKÇI
Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta.
MÜCAHEDE
Çalışma, gayret. Kutsal ülküler uğruna savaşma.
TURUŞMAK
1.Savaşmak. Savurmak 3.Uğraşmak.
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.
VURUŞMAK
Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.
GÜZELDUYU
Sanattaki güzel ve güzelliğin niteliğini, insan düşüncesinde ve duygularında yaptığı etkileri birtakım ilkelere ve yöntemlere göre inceleyip değerlendiren bilgi dalı. Güzel ve güzellikle ilgili sorunları konu olarak ele alan, öğrencilerde güzelliğe değgin görüş ve duyguların gelişmesini sağlamak amacıyla kimi okullarda okutulan ders. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
ERHUN
Savaşmayı, kan dökmeyi seven kimse.