Sonu SATMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "satmak" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu satmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında satmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde satmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DUYUMSATMAK, DURAKSATMAK, KANIKSATMAK

10 harfli kelimeler

ANIMSATMAK

9 harfli kelimeler

TAVSATMAK, CAYSATMAK, GAKSATMAK, KAPSATMAK, SIRSATMAK

8 harfli kelimeler

AKSATMAK, SUSATMAK, KESATMAK, PUSATMAK, TASATMAK, YASATMAK

6 harfli kelimeler

SATMAK

Bazı kelimelerin anlamları

SATMAK

Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.

SIRSATMAK

Azmini gevşetmek, sarsmak.

TASATMAK

Gözetlemek, gizlice izlemek. Gözetlemek. Önemsemek, dikkate almak.

GAKSATMAK

Bozmak, kırmak, harap etmek.

KESATMAK

Ayağı çelmelemek.

TAVSATMAK

Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek.

CAYSATMAK

Kibir, gösteriş, caka, nispet yapmak, öğünmek.

KANIKSATMAK

Kanıksama işini yaptırmak.

DURAKSATMAK

Duraksama işini yaptırmak.

AKSATMAK

Bir işi gereği gibi yürütmemek.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

SUSATMAK

Susamasına yol açmak, susuz bırakmak. Zorluk, güçlük çıkarmak.

KAPSATMAK

Kapsatma işini yaptırmak.

YASATMAK

Yaptırmak, kurdurmak, tertip, tanzim ettirmek.

DUYUMSATMAK

Duyumsamasına sebep olmak.

PUSATMAK

Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak.

  -   -   -  

Anlamında SATMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PAZAR

Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

SATMA

Satmak işi.

KOSTAKLANMAK

Zarif, kibar görünmeye çalışmak, çalım satmak, gösteriş yapmak.

CAKALANMAK

Caka satmak.

KAKALAMAK

Kakmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. Kaka yapmak.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

HATIRLATMAK

Anımsatmak.

KAZIKLAMAK

Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Kazık cezasına çarptırmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.

SALAŞ

Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân. Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen. Tahtadan yapılmış (baraka).

İNEKÇİ

Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse. Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci.

ANIMSATMA

Anımsatmak işi, hatırlatma.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

BAHÇIVAN

Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.

AVURTLAMAK

Büyüklenmek, çalım satmak. Yüksekten atmak.

SİFTAHLAMAK

Bir şeyi ilk kez satmak, siftah etmek. Turfanda bir şeyi ilk kez yemek.

AKSATMA

Aksatmak işi.

SERGİLEMEK

Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.

DÜDÜKLEMEK

Aldatmak, kandırmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak.

HOROZLANMAK

Kabadayı tavrı takınmak, çalım satmak.

PİYASA

Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.