Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sarık" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sarık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sarık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sarık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALASARIK
PUSARIK, BASARIK, PISARIK, POSARIK, TOSARIK
SARIK
SARIK
Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.
POSARIK
Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık, ılgım.
PISARIK
Bulutlu, puslu, yağışlı (hava için).
ALASARIK
Kötü, dönek adam.
PUSARIK
Puslu, puslanmış, sisli. Serap.
BASARIK
Dokuma tezgâhlarının ayaklığı.
TOSARIK
Çatık, asık (yüz için).
Bu bölümde tanımı içerisinde SARIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇDERE
Bitlis şehri, Sarıkonak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İstanbul şehri, Teke nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ULEMA
Bilginler. Sarıklı din bilginleri.
HORASANİ
Üst bölümü sarıktan taşacak biçimde yapılmış hoca kavuğu.
DESTARLI
Sarığı olan, sarıklı.
SARIKÇI
Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse. Çeşitli biçimlerde sarık saran kimse.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
DALFES
Üstünde sarık bulunmayan fes.
AĞAÇKÖPRÜ
Bitlis şehri, Sarıkonak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HOCA
Müslümanlıkta din görevlisi. Öğretmen. Medresede öğrenim gören sarıklı, cübbeli din adamı. Akıl öğreten, öğüt veren kimse.
PUSLU
Puslanmış, pusarık, hafif sisli. Üzerinde pus bulunan.
DALYASAN
Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
SARIKLI
Başına sarık sarmış olan, sarığı olan. Müslüman din adamı, hoca.
SARIĞIBURMA
Burma sarık biçimi verilmiş bir çeşit hamur tatlısı, burma.
SERAP
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık.
ÜSKÜF
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık.
DESTAR
Sarık. Örtü.
KAVUK
Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. İdrar torbası. İçi boş şey.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
DESTARİ
Sarıkla ilgili. Sarık yapan kimse.