Kelimeler arşivi içinde; başında "sarsmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. sarsmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sarsmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sarsmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SARSMAK
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARSMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
DARSMAK
Birdenbire birşeyi çekerek sarsmak: Oltaya balık vurunca darsar.
CIMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
IĞRALAMAK
Sarsmak, sallamak.
HINÇALAMAK
Kuvvetle sarsmak. Parçalamak, hırpalamak.
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak. Ani bir hareketle sarsmak.
SARSMA
Sarsmak işi.
HINÇMAK
Sarsmak, hırpalamak.
IRGALAMAK
Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.
DESDELEMEK
Yakasından tutup sarsmak.
ÖRSELEMEK
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.
CİMBILDATMAK
Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
CIVIBILDATMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
GARSALAMAK
Karıştırmak. Baştan savma iş yapmak: Ben sana garsala mı dedim. Sarsmak, hırpalamak: Ahmet'i sıtma garsaladı. Et ya da soğanı tavada hafif kavurmak: Eti garsaladım.
SİLKELEMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.
SARSALAMAK
Sarsmak.
DEPRETMEK
Kımıldatmak, sarsmak, harekete getirmek.
CIMBILDATMAK
Yoğurdu yayıkta dövmek. Sıçratmak (sıvılar için). Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
ERSELEMEK
Ezip sarsmak, örselemek.
SALLAMAK
Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Vurmak, atmak. Sarsmak. Beklenmedik bir başarı kazanmak. Uydurmak, kafadan atmak.