Kelimeler arşivi içinde; başında "sare" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. sare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SARETLİMES
SARETLİK
SAREMİN
SAREÇ, SAREH, SAREY
SARE
SARE
Sıçrayan, atlayan. İhtiyaç. Susuzluk. Hz. İbrahim'in eşinin adı.
SAREY
Saray. Üstü çatılı yapı : Bizim bezeyhlide ele saréylarınız varıydı ki.
SAREMİN
Bir çeşit üzüm.
SARETLİK
Meşinden yapılmış kat kat cepli kuşak, bir çeşit kemer.
SAREÇ
Sarnıç.
SARETLİMES
Saraçlanmış, boğazlı, yandan kancalı mest.
SAREH
Arapça kökenli sarih: sarih.
Bu bölümde tanımı içerisinde SARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜVEN
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
KÖLELİK
Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.
CÜRET
Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.
CESURCA
Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
CESARETLENDİRME
Cesaretlendirmek işi, yüreklendirme, yiğitlendirme.
ASLANLIK
Yiğitlik, cesaretlilik.
TERS
Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
CESARETLENDİRİLME
Cesaretlendirilmek işi, yüreklendirilme.
TUTSAKLIK
Tutsak olma durumu, esirlik, esaret.
ATILGANLIK
Atılgan olma durumu, cesaret.
KIYIŞMAK
Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.
CESARETLENDİRMEK
Yüreklendirmek, yiğitlendirmek, cesaret vermek.
HAMASET
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.
KIRILMAK
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
CESARETLENME
Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.
CESARETLİLİK
Cesaretli olma durumu, yüreklilik.
TEŞCİ
Cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
CESARETSİZLİK
Cesaretsiz olma durumu, yüreksizlik.