Kelimeler arşivi içinde; başında "saplanma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. saplanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu saplanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saplanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAPLANMA
Saplanmak işi.
SAPLANMAK
Hızla batmak. Batma sonucu hareket edemez olmak, batıp kalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAPLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SANCILMAK
Saplanmak : Karnına kaza ile bıçak sancılmış. 1.Sendelemek. 2.Ayağa kalkıp hızla yönelmek, saldırmak : Kapı açılır açılmaz sancıldı. Batmak, saplanmak: iğne baldırına sancıldı. Batmak, saplanmak. ile kesilmek.
ÇAKARMAK
Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.
SAPLANABİLMEK
Saplanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BABAYANLI
Kalıt ilişkilerinde, akrabalık kuruluşlarında, çiftlerin evlendikten sonra nerede oturacakları konusunda, soyun hesaplanmasında babadan yanalığı önde tutan ve toplumsal yapıyı buna göre düzenleyen.
TONAJ
Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi.
BİRİMKÜP
Hacminin hesaplanmasında kullanılan uzunlukların birimi cm, m vb. birimlerle ifade edilmemiş cisimlerin hacim ölçüsü.
GİRMEK
Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.
KÜBATUR
Hacimin hesaplanması.
SAPLANIŞ
Saplanma işi.
HESAPLANMA
Hesaplanmak işi.
KİŞMEK
Saplanmak, kakılmak : Çakı yere düştü ve kişti.
ÇAKILMAK
Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.
FORMÜLASYON
Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kurallara uydurma. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması.
HAKILMAK
Yığılmak, çoğalmak. Çökmek, saplanmak: Yimek gursağıma hakıldı galdı.
HESAPLANIŞ
Hesaplanma işi.
NİCEMLEME
Bir devinim kipinin nicem yasalarına göre hesaplanması, nicem sayılarının bulunması işlemi. Bir niceliğin nicemsel işleybilime uygun olarak alabileceği kesikli değerlerin bulunması işlemi.
BİRİMKARE
Alanının hesaplanmasında kullanılan uzunlukların birimi cm, m vb. birimlerle ifade edilmemiş bölgelerin alan ölçüsü.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
FORMÜL
Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
ANAYANLI
Kalıt ilişkilerinde, akrabalık kuruluşlarında, çiftlerin evlendikten sonra nerede oturacakları konusunda, soyun hesaplanmasında anadan yanalığı önde tutan ve toplumsal yapıyı buna göre düzenleyen.