Kelimeler arşivi içinde; başında "sanca" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. sanca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sanca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sanca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SANCAKLIÇEŞMEBAŞI, SANCAKLIUZUNÇINAR
SANCAKLIKAYADİBİ
SANCAKLIİĞDECİK
SANCAKLIBOZKÖY
SANCAKLITEPE
SANCAKTEPE, SANCAKAĞIL, SANCAKBEYİ, SANCAKKALE
SANCARHAN, SANCAKKÖY, SANCAKLAR, SANCAKTAR, SANCAKOTU
SANCARLI, SANCAKLI
SANCAK, SANCAR, SANCAH
SANCA
SANCA
Sancağı.
SANCAKLITEPE
Giresun ilinde, Keşap ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLIBOZKÖY
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKLAR
Düzce şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SANCAKTAR
Sancağı taşıyan kimse.
SANCAKBEYİ
Sancağın askeri ve mülki yönetiminden sorumlu olan görevli.
SANCAKAĞIL
Kayseri şehrinde, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
Manisa ili, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLIUZUNÇINAR
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKKALE
Sivas ilinde, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SANCAKOTU
Isırgan otu.
SANCARHAN
Yenen, üstün gelen hükümdar.
SANCAKLIİĞDECİK
Manisa ili, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLIKAYADİBİ
Manisa şehri, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
SANCAKKÖY
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SANCAKTEPE
Bayburt ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.
BEYLERBEYİ
Sancak beylerinin başı.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
MÜSELLİM
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi.
MUTASARRIF
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
İNSANLAŞMAK
İnsanca davranma özelliği kazanmak, insana yaraşır biçimde davranmak.
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
İNSANCA
İnsana yakışan, insana özgü olan, insanla ilgili, insani. (insa'nca) İnsana yakışır bir biçimde, insancasına. (insa'nca) İnsan bakımından.
ALEMDAR
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse. Önder.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
LİVA
Sancak. Tuğgeneral. Tugay.
İNSANLIK
İnsan olma durumu, insaniyet. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi, insaniyet. İnsanların tümü, beşeriyet. İnsanca davranma, insaniyet. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma, insaniyet. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi, insaniyet.
İNSANİ
İnsanca. İnsanla ilgili, insana özgü.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
DÖRTTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer tek küreği olan tekne.
SEKBAN
Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.