Kelimeler arşivi içinde; başında "sana" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. sana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SANAYİLEŞEBİLMEK
SANAYİLEŞTİRMEK, SANAYİLEŞEBİLME
SANAYİSİZLEŞME, SANAYİLEŞTİRME
SANAYİİNEFİSE, SANATSEVERLİK
SANAYİLEŞMEK
SANATKARANE, SANAYİLEŞME, SANAYİCİLİK, SANATLAŞMAK, SANATKARLIK
SANABİLMEK, SANADURMAK, SANATSEVER, SANATORYUM, SANATLAŞMA, SANATKARCA, SANATÇILIK
SANABİLME, SANADAKÇI, SANADURMA
SANAKALI, SANATEVİ, SANATKAR, SANALMAK, SANASHAL, SANAYİCİ, SANATMAK, SANATSAL
SANATÇI, SANADAK, SANAMAK, SANAYIR, SANAVIR, SANANAK, SANASIN, SANATLI
SANANA, SANADA, SANALP, SANAKA, SANAYİ, SANAYI, SANAVU, SANAĞU
SANAK, SANAY, SANAR, SANAV, SANAU, SANAD, SANAÇ, SANAL, SANAT
SANA
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.
SANAYİSİZLEŞME
Bir ekonomide sanayinin payı düşerken hizmetler kesiminin payının artmasına bağlı olarak ortaya çıkan iktisadi durum. (hollowing-out) Bir ülkenin sanayi kesiminin uluslararası rekabet yüzünden küçülmesi.
SANAYİİNEFİSE
Güzel sanatlar.
SANATLAŞMAK
Sanata uygun duruma gelmek.
SANATSEVERLİK
Sanatsever olma durumu.
SANAYİLEŞMEK
Üretimde makine, tezgâh vb. maddi üretim araçlarına giderek daha çok yer vermek, endüstrileşmek.
SANAYİLEŞME
Sanayileşmek işi, endüstrileşme.
SANADURMAK
Sanma işini sürdürmek.
SANAYİLEŞEBİLMEK
Sanayileşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SANAYİLEŞEBİLME
Sanayileşebilmek işi.
SANAYİCİLİK
İnsanın sanayiyi tek amaç olarak benimsediği sistem, endüstriyalizm.
SANAYİLEŞTİRME
Sanayileştirmek işi.
SANABİLMEK
Sanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SANATKARANE
Sanatkârca.
SANAYİLEŞTİRMEK
Sanayileşmesini sağlamak.
SANATKARLIK
Sanatçılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ARAŞTIRMA
Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
ARTİSTİK
Güzel sanatların gerektirdiği niteliğe uygun.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.