Kelimeler arşivi içinde; sonunda "samba" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu samba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında samba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde samba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BARSAMBA, GARSAMBA, KARSAMBA, KORSAMBA, SARSAMBA
KASAMBA, KUSAMBA
SAMBA
SAMBA
Bir çeşit Brezilya dansı. Bu dansın müziği.
BARSAMBA
Geniş ve yeşil yapraklı, hoş kokulu bir çiçek.
KASAMBA
Tavukların tüylerinin dökülmesine ve yumurtlayamamasına neden olan tavuk hastalığı.
KORSAMBA
Çarpmaktan moraran deri üstüne bastırılan sıcak, ıslak bez. Evlendirme. Hayvan çiftleştirme: İki köpeği korsamba yaptık.
KARSAMBA
Evde kalabalık yapan gereksiz eşya. Eski ve gereksiz eşyaların konulduğu oda, depo. Topluluk. Düğün, eğlenceli topluluk. Tavukların tüylerinin dökülmesine ve yumurtlayamamasına neden olan tavuk hastalığı. Büyük yapraklı nane. Pekmezle kar karıştırılarak yapılan kar helvası.
GARSAMBA
İnsan kalabalığı: Düşün evine garsambadan giremedim. Gereksiz eşya kalabalığı: Topla şu garsambayı ayak altından. İnsana yük olan, tembel (kimse için): Bırak şu garsambayı canım. Felâket. Tüyleri döken bir çeşit tavuk hastalığı. Buzlu şurup.
KUSAMBA
Gül suyu ile masere edilmiş afyondan elde edilen bir uyuşturucu.
SARSAMBA
Yersarsıntısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAMBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAMBACILIK
Sambacı olma durumu.
FUL
Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Casmin sambac). Poker oyununda eldeki beş kâğıttan üçünün aynı renk veya biçimde, ikisinin başka bir renk veya biçimde olması durumu. Küçük taneli bir tür bakla.
İŞGİL
İlgi. Niyet: İşgilim oldu. Saban ya da pullukta öküzün boyunduruğunda asılı olan, ince zincire çakılan ağaç. Yelkenli gemilere bağlı ufak sandal, filika. Bir şeye karşı düşkünlük, tutku. 'Sami' nin bağları; bk. ayrıca sambaği. Şüphe.
SAMBACI
Samba yapan kimse. Brezilyalı futbolcu.
SAMBARRAMAK
Bir nesne yaylanmak, sallanmak : Ağaç sambariyer olmuya gırılacah.