Sonu SALINA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "salına" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu salına ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında salına olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde salına olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SALINA

Bulgurlu ya da pirinçli lahana yemeği.

  -   -   -  

Anlamında SALINA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALINA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENSÜLİN

İnsülin. (Eş anlamlısı: insülin),Pankreasın Langerhans adacıkları tarafından salınan bir hormon olup kanda şeker niceliğini ayarlar.

SÜZÜLMEK

Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.

SALINTILI

Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen. Yürüyüşünde iki yana salınan.

KSANTOMATOZİS

Başta Ayrshire inekleri olmak üzere sığırlarda, böbrek üstü bezi medullasında, böbreğin distal tubuluslarında, iskelet ve kalp kasında sarı-kahveden bronz renge değişen, varlığı hayvanın sağlığı için zararlı olmayan, fagolizozomlardan salınan indirgenmiş lipitlerden oluşan ve yaşlılık pigmentinden ayırt edilemeyen bir pigmentin birikimi.

EPİNEFRİN

Adrenalin. (Eş anlamlısı: adrenalin), Böbrek-üstü bezi tarafından salınan bir hormon.

İNTERFERON

Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi. Virüslere ya da nükleik asitlere karşı fibroblastlar tarafından oluşturulan interferon alfa (IFN alfa) ve interferon beta (IFN beta), lenfositler tarafından salgılanan interferon gama (IFN gama) gibi maddeler. IFN alfa ve IFN beta günümüzde kanser hücrelerinin büyümesine karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. Başta viral enfeksiyon olmak üzere ve diğer mikroorganizmalara cevap olarak konak hücreleri tarafından salınan, bağışıklığın düzenlenmesinde, özellikle tümör hücrelerine karşı koymada ve doğal öldürücü hücreleri aktive etmede etkinlikleri olan doğal glikoproteinler. İnterferon alfa; çeşitli akyuvarlardan salınır, antiviral ve tümör hücrelerine karşı etkinliği olan interferonlar, interferon beta (IFN beta); fibroblastlar, epitel hücreleri ve makrofajlardan salınır, virüslere karşı etkili interferonlar, gama (IFN gama); T-lenfositlerden salınır, bağışık cevabın düzenlenmesinde rol alır.

KOSKOS

Salyangoz, sümüklüböcek. Çalımlı yürüyen, salınarak yürüyen.(kimse). Topal. Atların rahvanla dörtnal arası yürüyüşü, çalımlı yürüyüş. Geveze, dalkavuk. İhtiyar, dişsiz. Çalımlı, iyi giyinmiş, güzel yakışıklı. Kollarını sallayarak, kabadayıca yürüyen kimse.

KAYDELEMEK

Bir ahenge göre türkü söylemek. Aynı tonda sesle sürekli bağırmak ya da ağlamak. Kendine özen göstermek. Salınarak yürümek.

FAGOSİTİN

Lökositlerde fagositoz sırasında meydana gelen sıcağa dayanıklı protein yapısında bir bakterisidal. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.

EVKELEMEK

Kadın salına salına yürümek. Yerde olan bir şeyi görmeden, ayakla basıp geçmek. Kalburu çalkalayarak kullanmak, elemek.

IŞILÖNELCİK

Bir ışılçekirdeksel tepkileşim sonucu salınan önelcik.

HEPARİN

Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.

HIRAMAN

Salına salına, naz ve eda ile yürüyen.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

GONADOLİBERİN

Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.

GLİSİN

Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elâstin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollajen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit aminoasit, aminoasetik asit. Genelde beyin sapı ve omurilik sinapslarında salınan, inhibitör işlev yapan, sembolü Gly ve G olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli nörotransmiter esansiyel olmayan bir amino asit.

COMPENSATED

Bazı telli çalgılarda daha iyi seslem elde edebilmek amacıyla her bir telin salınan kısmı için farklı uzunluklar belirleyen eşik.

KIFITMAK

Kalçasını oynatarak, salına salına yürümek : Gelin hanım kıfıtarak gitti.

DOPAMİN

Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin. Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin. Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.

POTKAL

Kaza veya başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe.