SALÇA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "salça" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. salça ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu salça ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde salça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SALÇA

Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan domates veya biber ezmesi. Domates, baharat vb. şeylerle yapılan, çoğunlukla et yemeklerine katılan sos.

SALÇALANMA

Salçalanmak işi.

SALÇALAMA

Salçalamak işi.

SALÇALIK

Salça yapmaya elverişli. Salça yapmak için ayrılmış.

SALÇALANMAK

Salça durumuna gelmek.

SALÇALI

Salça konmuş, içinde salça olan.

SALÇALAMAK

Yemeklere salça katmak.

  -   -   -  

Anlamında SALÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GALLE

Sincap. Kumbara, kasa. Erimiş kuyruk yağı ile sade yağın karışımından elde edilen bir çeşit yağ. Beyaz kaya tuzu. Gelinciğe benzeyen bir çeşit hayvan. Pancar, nohut ve tahılla yapılan bir çeşit yemek. Şalgamlı pilav. Domates salçası. Elmadan yapılan bir yemek. Erik, ü-züm, nohut ve etle pişirilen bir yemek. Kıymalı patlıcan ve kabak yemeği. Tatlı ve kırmızı kabağın haşlaması. 1. Bir çeşit lahana yemeği. 1. Kuru meyvelerden yapılan hoşaf, komposto. 1. Kabak hoşafı. Yabani güvercin. Karışık. Kıymalı patlıcan, kabak ve benzerleri sebze yemeği. Kasa. Bir patlıcan yemeği. (Gücülü Yalvaç Isparta).

GULAŞ

Etli, salçalı bir Macar yemeği.

AHIT

Salça. Şekerle yapılan koyu şerbet, ağda.

TERBİYE

Eğitim. Görgü. Hayvanı alıştırma. Araba hayvanlarının dizginleri. Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme. Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma.

EKŞİ

Sirke veya limon tadında olan. Bu tadı veren şey. Uygunsuz, yakışıksız. Limon. Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez. Domates salçası. Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat.

HÜNKARBEĞENDİ

Közlenmiş patlıcanın üzerine salçalı et konularak yapılan bir tür yemek.

AKIT

Sidik. Çoğu kaynatmak suretiyle akideleşmiş şeker, pekmez, koyu pekmez. Salça. Taş kemer, kubbemsi taş tavan: Tavanları akıt evler soğuk olur.

KARAVU

Domates salçası. Kızılcık marmelatı.

TARATOR

Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos.

EŞİ

Ekşi. Salça. Yahu anlamında: Eşi get de. Nemli yerlerde biten bir çeşit ot.

ÇÖZELEMEK

Yemeğe tuz, baharat, salça koymak, saçmak. Sökmek. Yamamak.

ACIKA

Kırmızı biber ve cevizle yapılarak kahvaltıda yenilen, salça kıvamında bir yiyecek.

YAHNİ

Kavrulmuş soğan ve salça ile pişirilen, sade veya sebzeli et yemeği.

EŞGİ

Üzüm şırasından yapılan, tadı ekşimsi bir çeşit tatlı. Ekşi. Limon. Salça. Eski türkçe ekşig: Ekşi (Erzincan Merkez).

KALLE

Para çekmecesi, kasa. Kumbara. Sincap. Sincabın kış için ceviz sakladığı yer : Bakın bir kalle buldum. Sebze yemeği, musakka. Kapuska. Haşlanmış, dövülmüş nohut, et ve soğanla yapılan yemek. Rendelenmiş kabak ve sütle pişirilmiş yemek. Komposto. Reçel. Kestane kabağından yapılan tatlı. Meyve kurusu ve etle yapılan tatlı. Domates salçası. Çavdarla karışık buğday. Toprak yumrusu, kesek. Karışık : Kaile yağ. Karışık: Yağları kaile edip yiyoruz.

ÇERKEZTAVUĞU

Tavuk, hindi vb. kümes hayvanlarının etinden yapılmış olan ve salçasına dövülmüş ceviz, biber katılarak hazırlanan bir yemek.

İRENK

Eziyet, işkence, fenalık. Hile, aldatma. Domates salçası. Kırmızı biber. Renk. Kızıl. Eziyet, sıkıntı: Bana irenk etme.

KAVANEZ

Domates. Domates suyu, salça.

CARA

Dişi hayvanın üreme organı. Bakırdan yapılmış, on iki, on üç litrelik zeytinyağı ölçüsü. Boğazı uzun adam. Toprak küp. Bir malın yıllık kirası veya vergisi. Sazın az telli ve küçük tiplisi. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Dölyatağı, yavruyu saran zar, eş. Yavru. Sigara. İçine salça, erimiş yağ, pekmez ve zeytinyağı konulan içi sırlı küp. (Hassa Hatay; Gürün Sivas).

BANKE

İçine reçel, salça, ve benzerleri konan toprak kap. (Küllük Iğdır Kars).