Kelimeler arşivi içinde; başında "sala" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. sala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SALAHİYETSİZLİK
SALAMURACILIK, SALAHİYYETDAR, SALARIGÖDELER
SALAVATLAMAK, SALAHİYETTAR, SALAHİYETSİZ
SALAMURALIK, SALATÜSELAM, SALAKLAŞMAK, SALAHİYETLİ
SALAHORLUH, SALAHİYYET, SALAHATTİN, SALAKLAMAK, SALAKLAŞMA, SALAMANDRA, SALAMURACI, SALABİLMEK
SALARKOLU, SALAPURYA, SALAMANJE, SALAVATLI, SALAHİYET, SALABİLME, SALATALIK
SALANGAN, SALAMURA, SALAMTÜP, SALAMLIK, SALATMAK, SALANMAK, SALAĞACI, SALAKLIK, SALAŞPUR, SALAHANA, SALARLIK
SALAPAN, SALAPIR, SALAVAN, SALAVAT, SALABET, SALARLI, SALACIK, SALAMAN, SALAMAK, SALAĞAN, SALAKÇA, SALAHOR, SALACAK
SALACA, SALATA, SALACI, SALANA, SALAHİ, SALAVI, SALAVU, SALAMA
SALAH, SALAY, SALAÇ, SALAT, SALAŞ, SALAK, SALAR, SALAM, SALAN
SALA
SALA
sela.
SALAHORLUH
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.
SALAMURACILIK
Salamuracının yaptığı iş.
SALAVATLAMAK
Uğurlamak.
SALAHİYETTAR
Yetkili.
SALAHİYYETDAR
yetkili.
SALAHİYETLİ
Yetkili.
SALARIGÖDELER
Aksaray şehrinde, Balcı nahiyesine bağlı bir yer.
SALAHİYETSİZ
Yetkisiz.
SALAHATTİN
Konya kenti, Sille nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SALATÜSELAM
Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua.
SALAKLAMAK
Birşeyi gelişigüzel fırlatmak, atmak. Fırlatmak.
SALAHİYETSİZLİK
Yetkisizlik.
SALAHİYYET
yetki.
SALAKLAŞMAK
Salakça davranışlarda bulunmak.
SALAMURALIK
Salamura yapmaya elverişli. Salamura yapmaya ayrılmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİT
Yarım kanatlılar alt takımına giren, insan ve memeli hayvanların vücudunda asalak olarak yaşayan böcek, kehle (Pediculus).
CEZA
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.
BİLEŞKE
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.
DOĞAÜSTÜ
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
DİNGİL
Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.
DİSİPLİN
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
DÜSTUR
Genel kural. Yasaları içine alan kitap.
BÖBREK
Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BAŞKONAKÇI
Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.
ASALAKLAŞMAK
Asalak duruma gelmek.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
ASALAKLAŞMA
Asalaklaşmak durumu.