Kelimeler arşivi içinde; sonunda "saklanmak" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu saklanmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında saklanmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde saklanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIMSAKLANMAK
BOĞASAKLANMAK
SAVSAKLANMAK, GAYSAKLANMAK, KAYSAKLANMAK
YASAKLANMAK, PASAKLANMAK
SAKLANMAK
SAKLANMAK
Kendini saklamak, gizlenmek. Niteliğini yitirmemesi için korumak. Saklama işi yapılmak.
SARIMSAKLANMAK
Sarımsaklama işine konu olmak.
SAVSAKLANMAK
Savsaklama işine konu olmak, ihmal edilmek.
GAYSAKLANMAK
Sıvılar kabuk, zar bağlamak. Mantarlaşmak.
YASAKLANMAK
Yasak edilmek, yapılmaması buyrulmak veya istenmek, yapılması engellenmek, önlenmek, menedilmek, alıkonulmak.
BOĞASAKLANMAK
Boğaya gelmek, inekler (çiftleşmek için boğa istemek.).
PASAKLANMAK
Kirlenmek : Çocuğun yüzü çok pasaklanmış.
KAYSAKLANMAK
Yara kabuk bağlamak. Kaymak tutmak. Hava etkisiyle üstü koyulaşmak, kabuk oluşmak (yemek, hamur ve benzerleri için).
Bu bölümde tanımı içerisinde SAKLANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAMALMAK
Biçimini, rengini doğaya uydurarak saklanmak.
DEPO
Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
AKKATIK
Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı sütten yapılan yoğurt. Yoğurdun üzerinden alınıp bir yerde biriktirilen kaymak. Süt.
MENOLUNMAK
Yasaklanmak.
PUSMAK
Sinmek. Ortalığı hafif sis kaplamak, pusarmak. Bir şeyi kendine siper edip saklanmak.
ALIKONULMAK
Alıkoyma işine konu olmak. Yasaklanmak.
SALLANMAK
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.
SİPERLENMEK
Korunmak, saklanmak amacıyla bir yeri, bir şeyi kendine siper etmek veya siper altına, arkasına veya içine girmek.
SAVSAKLANMA
Savsaklanmak işi.
GİZLENMEK
Kendi kendini gizlemek, saklanmak. Gizlenilmek, gizli tutulmak.
SAKLANILMAK
Saklanma işi yapılmak. Herhangi biri saklanmak. Gizli tutulmak.
DALDALANMAK
Gölgeli yere saklanmak. Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak. Sinmek. Bir şeyle fazla meşgul olmak, dalmak: Oyuna daldalanıp vakti unutmuş. Sığınmak, barınmak. Duldalanmak.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
SAKLANMA
Saklanmak işi.
GİZLENİLMEK
Gizlenme işi yapılmak, saklanmak. Gizli tutulmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
AKCAKATIK
Ayran. Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.
SİNMEK
Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek. Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek.
MENEDİLMEK
Yasak edilmek, yasaklanmak. Önüne geçilmek.
YASAKLANMA
Yasaklanmak işi.