Sonu SAKALI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sakalı" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sakalı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sakalı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sakalı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ERKEÇSAKALI, DEDEMSAKALI, DİDEMSAKALI, TEKERSAKALI, TEKKESAKALI

10 harfli kelimeler

KEÇİSAKALI, TEKESAKALI, DEDESAKALI, DEKESAKALI, PAŞASAKALI

6 harfli kelimeler

SAKALI

Bazı kelimelerin anlamları

SAKALI

Saka hastalığına tutulmuş.

TEKKESAKALI

Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.

DİDEMSAKALI

Bir çeşit ot.

PAŞASAKALI

Midesi bozulan çocukların karnının üstüne konulmak için yapılmış lapa.

ERKEÇSAKALI

Keçisakalı.

DEDEMSAKALI

Kırlarda yetişen, havuca benzeyen bir ot.

TEKERSAKALI

Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.

DEDESAKALI

Kırlarda yetişen, havuca benzeyen bir ot.

KEÇİSAKALI

Ladengillerden, çayırlarda, nemli yerlerde yetişen, yaprakları mızraksı ve çizgili, çiçekleri mavimtırak veya mor renkte bir tür laden bitkisi, keçisedefi (Cistus creticus). Gülgillerden, beyaz veya pembe çiçekli, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık, erkeçsakalı, çayırmelikesi (Spiraea aruncus).

TEKESAKALI

Birleşikgillerden, kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki (Tragopogon porrifolius).

DEKESAKALI

Dağlarda yetişen ve baldıran gibi kökü olan bir bitki.

  -   -   -  

Anlamında SAKALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAKALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BERBER

Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.

SAKALLI

Sakalı olan. Yaşı geçkin savaş tutsağı.

SAKALSIZ

Sakalı olmayan.

TARAK

Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).

KILLANMAK

Kılları çıkmak. Şüphe etmek. Bıyığı, sakalı çıkmak.

KARAKOCA

Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. Büyümeden yaşlanan, kavruk ağaç. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KIRÇILMAK

Bölünmek, parça parça olmak : Damın merteği kırçıldı. Bitkiler sapı uzunca kalarak ucundan kesilmek : Orak kör olduğundan çayır kırçıldı. Dipten kesilmemek : Ustura keskin değilmiş, sakalım kırçıldı.

SAKALLANMAK

Sakallı duruma gelmek. Sakalı çıkmak.

DULUK

Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.

ÇAYIRMELİKESİ

Keçisakalı.

AKTIRAŞ

Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Saçı sakalı ağarmış adam.

TÜYSÜZ

Tüyü olmayan. Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış. Acemi.

TIRAŞSIZ

Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).

KEÇİSEDEFİ

Keçisakalı.

DEMECE

Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).

SUCULUK

Sucunun yaptığı iş, sakalık.

TIRAŞ

Saç ya da sakalı kesme işi, yülüme. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma. Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal.

TIRAŞLI

Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.

KEKİLCEN

Teke sakalı da denilen, çiğ yenen bir kır bitkisi.

KÖSE

Bıyığı, sakalı çıkmayan (erkek). Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri.