SAKA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saka" olan, toplam 106 adet kelime bulunmaktadır. saka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SAKARÇİFTLİĞİKÖYÜ

16 harfli kelimeler

SAKARIKARACAÖREN

15 harfli kelimeler

SAKAGUCHİDENEYİ

13 harfli kelimeler

SAKALOYNATMAZ, SAKALPEÇETESİ

12 harfli kelimeler

SAKAÇİFTLİĞİ, SAKALAÇARPAN, SAKALASARKAN, SAKALÇÜRÜTEN, SAKALISARKAN, SAKALISLAYAN, SAKALISLIYAN, SAKARYALILIK, SAKATATÇILIK

11 harfli kelimeler

SAKALIKESİK, SAKALLANMAK, SAKALLEĞENİ, SAKALSIZLIK, SAKARCAÖREN, SAKARIILICA, SAKARİMETRE, SAKARİMETRİ, SAKARLAŞMAK, SAKATLANMAK

10 harfli kelimeler

SAKALDÖKEN, SAKALIUZUN, SAKALKAPAN, SAKALLANMA, SAKALLILIK, SAKALLIÖRS, SAKALTUTAN, SAKAMETLİK, SAKANDIRAK, SAKANDIRIK, SAKARCALIK, SAKARCIKLI, SAKARGERİŞ, SAKARIMEKE, SAKARİNSİZ, SAKARLAMAK, SAKARLAŞMA, SAKARSİNEK, SAKATLAMAK, SAKATLANIŞ, SAKATLANMA

9 harfli kelimeler

SAKALBAŞI, SAKAMETLİ, SAKARALAN, SAKARALTI, SAKARİNLİ, SAKARKAYA, SAKARMEKE, SAKARYALI, SAKATATÇI, SAKATLAMA

8 harfli kelimeler

SAKABAŞI, SAKAĞILI, SAKALLAR, SAKALOTU, SAKALSIZ, SAKAÖREN, SAKARCIK, SAKARLIK, SAKATLIK

7 harfli kelimeler

SAKAELİ, SAKAĞUL, SAKAKÖY, SAKALAK, SAKALAR, SAKALIK, SAKALLI, SAKALLİ, SAKAMET, SAKANAK, SAKANAR, SAKANIK, SAKARCA, SAKARIK, SAKARİN, SAKARLI, SAKARYA, SAKATAT, SAKATÇI, SAKAVEL, SAKAVIL, SAKAVİL, SAKAVUL

6 harfli kelimeler

SAKAĞI, SAKAĞO, SAKAĞU, SAKALI, SAKANA, SAKANE, SAKARI, SAKAVA, SAKAVI, SAKAVİ, SAKAVU

5 harfli kelimeler

SAKAF, SAKAK, SAKAL, SAKAR, SAKAS, SAKAT, SAKAV

4 harfli kelimeler

SAKA

Bazı kelimelerin anlamları

SAKA

Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse.

SAKALAÇARPAN

Hamur ile mercimek karıştırılarak yapılan yemek. İnce, uzun kesilip haşlanan hamur üstüne sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir çeşit mantı.

SAKALASARKAN

Hamurdan kesme makarna.

SAKARYALILIK

Sakaryalı olma durumu.

SAKALISARKAN

Hamur ile mercimek karıştırılarak yapılan yemek.

SAKATATÇILIK

Sakatat satma işi.

SAKALISLAYAN

Sapı kısa, sulu bir çeşit armut.

SAKAÇİFTLİĞİ

Kütahya ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAKALIKESİK

Erzurum kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SAKARIKARACAÖREN

Eskişehir şehri, Alpu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SAKALISLIYAN

Çok tatlı bir çeşit sulu armut.

SAKAGUCHİDENEYİ

Guanidin türevlerinin ve özellikle arjinin aminoasidinin varlığını belirlemek amacıyla yapılan deney.

SAKARÇİFTLİĞİKÖYÜ

Kayseri ili, Hacılar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAKALÇÜRÜTEN

Bir çeşit sulu şeftali.

SAKALPEÇETESİ

Sakal tıraşı yapılırken kullanılan beyaz önlük. (Bursa).

SAKALOYNATMAZ

1.Yumuşak ve sulu yiyecek : Dişine göredir, sakal oynatmaz, yi şu armutlardan. 2.Top çekirdekli, güzel kokulu bir çeşit kavun.

  -   -   -  

Anlamında SAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUAYEN

Aksakal. Kordiplomatikte kıdemlilik bakımından başta gelen diplomat.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

ALİL

Hastalıklı, sakat.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

FERİZLİ

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

ADAPAZARI

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

ÇÜRÜK

Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.

AKYAZI

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

ÇOLAK

Eli veya kolu sakat olan (kimse).

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

DULUK

Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.

ERKEÇSAKALI

Keçisakalı.

ÇARKIT

Eski, bozuk, sakat.

ÇOLPA

Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.

FAVORİ

Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.

ÇALGIN

Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Kötürüm, inmeli, sakat.

CİĞERCİ

Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.

ÇİFTELİ

Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.

BERBER

Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.