Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sahipsiz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sahipsiz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sahipsiz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sahipsiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAHİPSİZ
SAHİPSİZ
Kimsenin malı olmayan, iyesiz. Koruyucusu, gözeteni bulunmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAHİPSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PEYTEMAL
Sahipsiz kalmış eşya.
MADRIP
Yıllarca insan eli değmemiş, işlenmemiş sahipsiz toprak.
MADRAP
Yıllarca insan eli değmemiş, işlenmemiş sahipsiz toprak. Temel atılacak toprak. İncir.
ANDİL
Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. Sümüklü: Bu çocuk mahallenin andilidir.
MADIRAP
Yıllarca insan eli değmemiş, işlenmemiş sahipsiz toprak.
SÜRÜNMEK
Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.
ANDER
Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır: Ander kalsın yaşmağın, göremedim yüzünü. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. Uğursuz, sahipsiz, metruk.
HARAVA
Araba. Yolcu trenlerindeki eşya vagonu. Sahipsiz ev, arsa, harabe vb.
KİMSESİZ
Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan. Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan.
KAYBANA
Ölünün arkada bıraktığı sahipsiz eşya ya da hayvan. İşe yaramaz, kötü eşya. Miskin, tembel. Cimri. Pis, uğursuz kimse. Beceriksiz. Yaramaz şey; uğursuzluk getiren nesne. Uğursuz, işe yaramaz.
YALKI
Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.
SAHİPSİZLİK
Sahipsiz olma durumu.
YAV
Yağ. Tortu, imbikten çekilen rakının artığı. Bulunmuş, sahipsiz (hayvan için). Yahu. Ünlem edatı. Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yaho, yahu, yâv.
SEYİP
Başıboş. Dinlenmeye bırakılan toprak. Başıboş, bağımsız. Başıboş, sahipsiz: Seyip büyüyen adam.
HALİMADE
Sahipsiz yer: Orayı halimade mi sandın da hayvan saldın.
İSİZ
Hali, tenha, boş, sahipsiz, ıssız.
CEBEL
Sahipsiz, boş toprak. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer. Dağ.
GANERE
Huysuz köpek. Sahipsiz köpek. Yüznumara. Çok zayıf. Çok gezen kişi. Doymayan, çok yiyen (insan ve hayvan için).
SAHAPSİZ
Sahipsiz.
ANDIR
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. Akrep. Uğursuz. Bela, kötülük. Kötü yürekli. Sahipsiz.