Kelimeler arşivi içinde; başında "sad" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. sad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SADELEŞTİREBİLMEK
SADELEŞTİREBİLME
SADELEŞTİRİLMEK
SADELEŞTİRİLME, SADELEŞEBİLMEK
SADELEŞTİRMEK, SADAKATSİZLİK, SADELEŞEBİLME
SADAKATLİLİK, SADELEŞTİRME
SADIRLANMAK, SADRAZAMLIK
SADAKATSİZ, SADELEŞMEK, SADIRDAMAK, SADIDANMAK, SADALANMAK
SADELEŞME, SADIROĞLU, SADRANMAK, SADİSTLİK, SADRETTİN, SADIKBAĞI, SADALAVIK, SADALAMAK, SADILAMAK, SADAKALAR, SADIKHACI, SADIKKIRI, SADAKATLİ
SADİKLİK, SADIKALİ, SADİSTÇE, SADILAMA, SADIKLAR, SADIKKÖY, SADLAMAK, SADEYAKA, SADIKBEY, SADHEZAR, SADIGANA, SADIKANE, SADULLAH, SADRAZAM
SADEGÜL, SADIRKE, SADILLI, SADRİYE, SADIKLI, SADAKAT, SADAKLI, SADAKOR, SADIKÇA, SADREYN, SADARET, SADEHAN, SADELİK, SADEDİL, SADGANA, SADBERK, SADEYAĞ
SADİST, SADAĞA, SADAĞI, SADINA, SADİCE, SADAKA, SADEDE, SADECE, SADİZM, SADALA, SADANA, SADİYE, SADDLE, SADIKA
SADİR, SADUN, SADUÇ, SADME, SADRİ, SADEŞ, SADAH, SADAK, SADAR, SADAŞ, SADDA, SADAĞ, SADEÇ, SADET, SADIC, SADIÇ, SADIK, SADIR, SADIŞ, SADİK
SADİ, SADA, SADE, SADR
SAD
SAD
Saat, karşılığı saad.
SADAKATSİZLİK
Sadakatsiz olma durumu.
SADELEŞTİREBİLMEK
Sadeleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SADRAZAMLIK
Sadrazam olma durumu, sadaret. Sadrazamın makamı ya da görevi, sadaret.
SADELEŞMEK
Yalın bir durum almak, yalınlaşmak.
SADAKATSİZ
Sadık olmayan.
SADELEŞEBİLMEK
Sadeleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SADELEŞTİRMEK
Yalın bir duruma getirmek, yalınlaştırmak.
SADIRDAMAK
Sayıklamak, uykuda konuşmak.
SADAKATLİLİK
Sadakatli olma durumu, sadıklık.
SADELEŞTİRME
Sadeleştirmek işi.
SADIRLANMAK
İnsan ya da hayvan sidiğiyle ıslanmak.
SADELEŞTİREBİLME
Sadeleştirebilmek işi.
SADELEŞTİRİLMEK
Sadeleştirme işi yapılmak.
SADELEŞEBİLME
Sadeleşebilmek işi.
SADELEŞTİRİLME
Sadeleştirilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASİTLEŞTİRMEK
Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek.
ARITICI
Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.
BAĞLILIK
Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
BASKILIK
Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
ANDROSEFAL
Sadece başı insan başına benzeyen (hayvan).
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
BEYGİR
At. Atlama beygiri. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at.
BİR
Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.