RÖNTGEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "röntgen" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. röntgen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu röntgen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde röntgen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

RÖNTGENİZASYON, RÖNTGENOTERAPİ

13 harfli kelimeler

RÖNTGENOGRAFİ

12 harfli kelimeler

RÖNTGENCİLİK, RÖNTGENLEMEK

11 harfli kelimeler

RÖNTGENLEME

10 harfli kelimeler

RÖNTGENİZM

9 harfli kelimeler

RÖNTGENCİ

7 harfli kelimeler

RÖNTGEN

Bazı kelimelerin anlamları

RÖNTGEN

Gama veya x ışınlarının miktar ölçümü birimi. Herhangi bir organın durumunu tespit etmek için çekilen film.

RÖNTGENOTERAPİ

Röntgen tedavisi, radyoterapi, röntgenizasyon.

RÖNTGENCİ

Röntgen ışınları uzmanı. Kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek, dikizci.

RÖNTGENİZM

Röntgen ışınlarından doğan hastalık.

RÖNTGENLEME

Röntgenlemek işi.

RÖNTGENLEMEK

Kadınları gizlice gözetlemek.

RÖNTGENOGRAFİ

Radyografi.

RÖNTGENCİLİK

Röntgen ışınları uzmanlığı. Kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı, dikizcilik.

RÖNTGENİZASYON

Röntgenoterapi.

  -   -   -  

Anlamında RÖNTGEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RÖNTGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NEFROGRAFİ

Toplardamar içerisine kontrast madde enjeksiyonundan sonra böbreklerin röntgen filminin alınması.

VENOGRAFİ

Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi, flebogram.

MİYELOGRAM

Miyelografiyle elde edilen röntgen filmi.

TOMOGRAF

Vücudun özel bir bölgesinde bulunan bir doku kesitine ait röntgen filmi.

FLORESANLIK

Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği.

IŞIMBİLİM

Röntgen ışınları ile ya da ışımetkin ışınlarla sayrılıklaran tanısı ve sağaltımı ile uğraşan tıp kolu.

ABRODİL

Kimyasal yapısı sodyum monoiyodometan sulfonat olan ve röntgen filmi çekiminde damara verilen bir madde.

FLEBOGRAFİ

Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamar veya toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi.

RADYOLUSEN

Röntgen filmi üzerinde hava ve gazla dolu organlar gibi yoğunluğu az olan ve X ışınlarını az absorbe eden dokuların koyu-siyah renkteki görüntüsü.

ROTGEN

Fransızca kökenli röntgen: röntgen.

İYONYUVARI

Yer gazyuvarındaki atom ve moleküllerin Güneş ışınlarıyle iyonlaştığı 80 km. ile 400 km. yükseklikleri arasındaki katman. Yer gazyuvarının 80-400 km yükseltideki yukarı katmanı. (Güneşten gelen morötesi ışınım ve röntgen ışınlarından dolayı, gazyuvarındaki atom ve moleküller iyonlaştığı için, iyon yuvarında çeşitli elektriksel iletken katmanlar yer alır. Bundan dolayı da iyonyuvarı, radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımları yansıttığından, kıtalararası radyo yayınlarında yararlıdır).

RADYOPAK

X ışınlarını geçirmeyen veya absorbe eden metal veya kemik dokusunun röntgen filmi üzerindeki beyaz renkteki görünümü.

KARSİNOLİZİS

Kanser hücrelerinin röntgen ışınları, ilaç gibi etkenlerle tahrip edilmesi, yok edilmesi.

OSTEOPENİ

Kemik dokusunun normale göre herhangi bir nedenle azalması. Genellikle röntgen muayenelerinde veya yaşlılık ve laktasyondaki fizyolojik değişikliklerle kemik dokusunun hem nitelik hem de nicelik yönünden normal olmadığı osteomalasi veya osteogenezis imperfekta gibi durumlarda radyografik görünüşü kabaca tanımlamada kullanılır.

PİYELOGRAM

Pyelografi yoluyla alınan böbrek ve üreterleri gösteren röntgen filmi.

IŞINLANDIRMAK

İnsan, hayvan veya herhangi bir materyal röntgen, gama, nötron ve benzerleri ışınların etkisinde kalmak.

IŞINIRLIK

Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Yüzey birlimi başına ışıyan ışık akısı. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Bazı özdeklerin, Röntgen ışınları, morötesi ışınları gibi bazı dalga uzunluklarından erke alması, bunu çok kısa süre tuttuktan sonra başka bir dalga uzunluğunda (görülebilir ışık olarak) yayabilmesi özelliği.

LENFOGRAFİ

Lenfanjiyografiyle elde edilen röntgen filmi.

HAUBE

Röntgen tüpünü muhafaza eden, içi yağ dolu kurşun koruyucu.

TOMOGRAFİ

Bir organ veya organizma kesitinin röntgenle filmini çekme yöntemi.