Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rnaz" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rnaz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında rnaz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rnaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
STREPTODORNAZ
YUKARIBURNAZ
AŞAĞIBURNAZ
MUSTURNAZ
NUZURNAZ, ŞEKERNAZ, SEHERNAZ, AKYARNAZ
HÜRNAZ, KARNAZ, KIRNAZ, GIRNAZ, BURNAZ, PIRNAZ, PURNAZ, ÇIRNAZ, SERNAZ, BİRNAZ, ŞERNAZ, YARNAZ, KURNAZ
RNAZ
RNAZ
Ribonükleaz. RNA'yı sindiren enzim.
PIRNAZ
Bir avuçla tutulacak kadar ekin sapı.
PURNAZ
Orakla ekin biçilirken ellik yardımıyla kol üstünde biriktirilen deste, demet, tutam.
AKYARNAZ
Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday.
HÜRNAZ
Nazlanmakta özgür olan.
BURNAZ
İri ve uzun burunlu.
KIRNAZ
Cimri, pinti. Çok zayıf. Sıska, hastalıktan sararmış kimse.
AŞAĞIBURNAZ
Hatay şehrinde, Erzin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GIRNAZ
Çok zayıf kişi.
YUKARIBURNAZ
Hatay kenti, Erzin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
NUZURNAZ
Hoşa gidecek sözler söyleyen.
STREPTODORNAZ
Hemolitik streptokoklar tarafından üretilen deoksiribonükleaz.
MUSTURNAZ
Suçunu kapatmaya çalışma.
ŞEKERNAZ
Çok nazlanan güzel.
KARNAZ
Kıskanç, çekemeyen.
SEHERNAZ
Seher vakti nazlanan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde RNAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CERBEZE
Güzel konuşma. Kurnazlık, hilekârlık. Beceriklilik, girginlik.
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
CAMBAZLIK
Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.
HİNLEŞMEK
Kurnaz duruma gelmek.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.
HİNOĞLU
Kurnaz.
KAŞARLI
Kaşarla yapılmış. Oyunda açıkgöz, kurnaz olan. Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymayan.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
HINZIRCA
Hınzır bir biçimde, kurnazca, hınzırcasına.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
HİNOĞLUHİN
Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse).
HİNLİK
Hin, kurnaz olma durumu, kurnazlık.
HİN
Kurnaz, cin fikirli kimse. Zaman, zamane.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.