Kelimeler arşivi içinde; başında "rasyo" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. rasyo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rasyo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rasyo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RASYONELLEŞTİRMEK
RASYONELLEŞTİRME
RASYONALİZASYON
RASYONELLEŞMEK
RASYONELLEŞME
RASYONALİST, RASYONALİTE, RASYONALİZM
RASYONEL
RASYON
RASYO
RASYO
Oran.
RASYONELLEŞMEK
Rasyonel duruma gelmek.
RASYONALİZM
Akılcılık.
RASYONALİTE
Ussallık.
RASYONALİST
Akılcı.
RASYONELLEŞTİRMEK
Rasyonel duruma getirmek.
RASYONELLEŞTİRME
Rasyonelleştirmek işi.
RASYONELLEŞME
Rasyonelleşmek durumu.
RASYON
Bir hayvanın 24 saatlik bir periyot için besin maddeleri ve enerji gereksinimini sağlayan toplam yem miktarı.
RASYONEL
Akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü, ussal, hesaplı.
RASYONALİZASYON
Ussallaştırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde RASYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LİSANS
Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
ÖLÇÜMLEME
Değerlendirme, değer biçme. Bir ölçü aletinin veya ölçme sisteminin gösterdiği değerler ile ölçülenin bilinen değerleri arasındaki ilişkiyi belli koşullar altında inceleme işlemi, ölçülüleme, kalibrasyon.
KUŞAK
Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.
KONFEDERASYON
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
HESAPLI
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
FEDERE
Bir federasyona bağlı olan. Bir konfederasyonun üyesi.
BİLDİRİ
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
BÜTÜNLEŞME
Bütünleşmek işi, entegrasyon.
KONFEDERATİF
Konfederasyonla ilgili olan.
AKILCI
Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
BİÇİMLEME
Biçimlemek işi. Çeşitli maddelerin biçimsel imkânları ile birbirleri arasındaki düzen ilişkilerini araştırma işi, figürasyon.
KANTON
İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri.
ORAN
Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
KORPORATİF
Korporasyonla ilgili.
LONCA
Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.
FEDERAL
Federasyon durumunda birleşmiş olan.