Kelimeler arşivi içinde; başında "rastlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. rastlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rastlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rastlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RASTLAMA
Rastlamak işi.
RASTLAMAK
Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek. Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde RASTLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RASTLAŞMAK
Birbiriyle karşılaşmak, birbirine rastlamak, tesadüf etmek. Aynı zamanda olmak, üst üste gelmek.
ŞEŞMEK
Acımak. Karşılaşmak, rastlamak. Çözmek.
ÇATMAH
Sataşmak. Sataşmak, rastlamak.
DUŞMAK
Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.
TOSLAMAK
Tos vurmak. Para vermek. Taşıt ön kısmını bir yere veya bir başka taşıta hafifçe çarpmak. Takılmak. Birine rastlamak, rastgelmek. Önündeki cismi görmeyerek hızla ona çarpmak.
DUŞLAMAK
Rastlamak, rast gelmek. Görmeden, el yordamıyle bir iş yapmak. Acele etmek.
DÜŞEŞ
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan ikisinin de altı benekli olan yanlarının üste gelmesi. Umulmayan iyi bir rastlama.
RASLAMAK
Rastlamak; karşılaşmak. Rastlamak. Karşılaşmak, rastlamak. Tesadüf etmek.
DENKELMEK
Eşit gelmek. Rastgelmek, rastlamak.
RASTLAYIŞ
Rastlama işi.
RASTLAYIVERMEK
Birdenbire rastlamak.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
RASTLAYABİLMEK
Rastlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
GORMAK
Görmek, temaşa etmek. Tesadüf etmek, rastlamak. Karşılaşmak. Görme yeteğini kazanmak.
TUMUŞMAK
Tutkun olmak, dadanmak. Karşılaşmak, rastlamak. Korkusuz, yürekli olmak.
İLMEG
Dokunmak, değmek, rastlamak. Göze takılmak, ilişmek.
RASTLATMAK
Rastlama işini yaptırmak.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.