Kelimeler arşivi içinde; başında "pışka" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. pışka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pışka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pışka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PIŞKA
PIŞKA
Kibrit.
Bu bölümde tanımı içerisinde PIŞKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
DROSERA
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia).
MACUN
Hamur kıvamına getirilmiş madde. Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım. Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme.
BULAŞIK
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.
KAUÇUK
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica). Bu maddeden yapılmış. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Doğal kauçuktan hazırlanan dolgu gereci. Oturma ve yatma mobilyalarında esneklik sağlar.
ÖKSE
Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun. Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek. Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın.
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.
LÜZUCİ
Yapışkan.
BULAŞKAN
Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.
MUACCİZ
Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran. Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse).
PLASTER
Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.
ÖZLÜ
Özü olan, öz bölümü çokça olan. Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan. Kıvamlı. Kısa ve anlamlı bir biçimde. Yapışkan, verimli (toprak). Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
LÜZUCET
Yapışkanlık, yapışkan olma durumu. Yapışıp uzayan şeyin durumu.
JÖLE
Meyve suyunun şekerle kaynatılmasıyla istenilen yoğunlukta elde edilmiş şekerleme. Et suyunun soğuduktan sonra gevşek ve esnek bir kıvam almış durumu. Saçın düzgün bir biçimde uzun süre kalmasını sağlayan yağlı, parlak ve yapışkan madde.
PUSULACIK
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt.
SELOTEYP
Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit, selobant.
LADEN
Ladengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genel olarak yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus). Bu bitkiden elde edilen sürme, rastık.