Sonu PÜRTÜK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pürtük" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pürtük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pürtük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pürtük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PÜRTÜK

Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık.

  -   -   -  

Anlamında PÜRTÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜRTÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORNİŞON

Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık.

KAZIYICI

Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç.

KARTMAĞ

Kavun kabuğundaki pürtükler. Kir tabakası.

GAYPAK

Bir çeşit hamur yemeği. Sözünde durmayan kişi. Düz olmayan, pürtüklü: şu duvar gaypak taşlardan yapılmıştır. Kaygan. Düz olmayan, pürtüklü: şu duvar gaypak taşlardan yapılmıştır. Düz olan şey (için).

PÜRTÜKLENME

Pürtüklenmek işi.

TÖRPÜ

Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.

EĞE

Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.

FİŞTİL

Kumaşlarda dokuma hatası, pürtük, taraz.

KARTMAH

Kavun kabuğundaki pürtükler. Kir tabakası.

AYAKÇIKLILAR

Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, solungaç kapakları iyi gelişmiş ve deri ile örtülü, derileri pulsuz ve pürtüklü, göğüs yüzgeçleri sap biçiminde uzayarak ayakçıklara benzeyen, yüzme keseleri kapalı ve karın yüzgeci başın biraz gerisinde, solungaç açıklığı küçük bir delik hâlinde olan bir alt takım. (Pediculati),vardır.

ERKEKKILAVUZ

Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).

DÖRPÜ

Kalın dişli büyük eğe. Marangozların tahtaları düzeltmekte kullandıkları ele gelen kısmı düzgün ağaç, uç kısmı pürtüklü demirden oluşan araç. (Maraş). Törpü.

TÜMÜR

Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı.

PÜRTÜKLENMEK

Herhangi bir şeyin üzerinde pürtükler oluşmak.

FİŞTİLLENMEK

Kumaş tarazlanmak, pürtüklenmek.

İBİK

Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.

PÜTÜRLÜ

Pütürü olan, pürüzlü, pürtüklü.

SİĞİL

Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur. Odun yarmakta kullanılan ağaç veya demir kama.