Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pürme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pürme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pürme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pürme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PÜRME
Kadın başörtüsü.
KÖPÜRME
Köpürmek işi.
KARŞIKÖPÜRME
Temizleme işlemlerinde, aşırı köpürme olayını bastırma olayı.
YÜPÜRME
Yüpürmek işi.
SÜPÜRME
Süpürmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYILLAMAK
Tınas yığıldıktan sonra, harman yerini üstten üstten, topraksızca süpürmek.
GIRGIRLAMAK
Gırgırla süpürmek.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
SÜPÜRÜLMEK
Süpürme işi yapılmak.
KÖPÜRTMEK
Köpürmesini sağlamak.
SÜPÜRÜŞ
Süpürme işi.
SÜPÜRTMEK
Süpürme işini yaptırmak.
ÇALPALAMAK
Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.
TEHEVVÜR
Çok kızma, öfkelenme, köpürme.
ÇİKİRDEMEK
Pekmez ve yoğurt ekşiyip köpürmek.
GADAMA
Fırın süpürmeye yarayan sırık ucundaki paçavra. Sırma işlemeli gelinlik. Yapılan suçu bir başkasının üstüne atma. Engel. Şiltenin yünlerinin bir tarafa toplanmaması için alttan üste dikme.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
SÖMÜRMEK
Üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak. Dudaklarını yapıştırarak soluğu ile çekip içmek. Bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak. Bir ulus veya devlet, diğer bir ulusun veya devletin doğal kaynaklarından, ekonomik değerlerinden çıkar sağlamak. Yiyecek içeceğin hepsini birden yiyip bitirmek, silip süpürmek.
SİNİRLENMEK
Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.
FEVERAN
Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.
SÜPÜRGECİLİK
Süpürge alıp satma veya sokak süpürme işi.
SÜPÜRGE
Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.
KÖPÜRÜŞ
Köpürme işi.