Kelimeler arşivi içinde; başında "pör" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. pör ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pör ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PÖRTLETMEK
PÖRSÜTMEK, PÖRÇÜYHLÜ, PÖRTLETME, PÖRTLEMEK, PÖRSÜKLÜK, PÖRNEKLER, PÖRTLECEN, PÖRTDETME
PÖRÜŞMEK, PÖRSÜTME, PÖRSÜMEK, PÖRTDEME, PÖRTELEK, PÖRTLEME, PÖRÇÜMEK
PÖRTLEK, PÖRTMEK, PÖRÜŞÜK, PÖRSÜME, PÖRNEYH, PÖRDEYH
PÖRSÜK, PÖRNEK, PÖRMEK, PÖRENK, PÖRTÜK, PÖRTÜL, PÖRÇÜK
PÖR
Değirmenin dönmesini sağlayan aygıt.
PÖRTDEME
Üzül, öl anlamında ilenç.
PÖRTLEMEK
Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak. Meyve kabuğu yarılıp içi dışarıya doğru çıkmak.
PÖRNEKLER
Aksaray kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PÖRSÜMEK
Gevşeyip sarkmak, porsumak.
PÖRÇÜYHLÜ
Havuç.
PÖRTLEME
Pörtlemek işi.
PÖRTLECEN
Serçeden biraz büyük, sırtı kızıl kahverengi, göğsü ve karnı kül renkli, çalılardan çalılara sıçrayarak dolaşan bir çeşit kuş.
PÖRÜŞMEK
Pörsümek, buruşmak (meyve için).
PÖRTDETME
Haşlama et yemeği.
PÖRTLETMEK
Pörtleme işini yaptırmak. Bir şeyin içini dışına çıkartmak. Ağızdan söz kaçırmak.
PÖRTLETME
Pörtletmek işi.
PÖRSÜTMEK
Pörsüme işini yaptırmak. Yaşlandırmak.
PÖRSÜTME
Pörsütmek işi. Yeşil yemlerin suyunun değişik nedenlerle kısmen azalmış fiziksel formu.
PÖRTELEK
Böbrek.
PÖRSÜKLÜK
Pörsük olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PORSUMA
Pörsüme.
PORSUMAK
Pörsümek.
PÖRSÜME
Pörsümek işi, porsuma.
SÖLPÜMEK
Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.
KIRPIK
Kırpılmış olan. Bölük pörçük.
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
HÖLPÜK
Biçimi bozulmuş, yumuşamış pörsümüş (şey için). Küp. (Selendi Akhisar Manisa).
LIĞIRIK
Gevşek, pörsük (et için): Lığırık eti ben yemem.
SOĞULMAK
Suyu veya sütü çekilerek pörsümek. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak.
HAYISMAK
Pörsümek, diriliğini kaybetmek: Lahana turşusu yapmak için önce yapraklar kaynar suda hayı-sır.
DİRİLMEK
Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
HIRTIŞMAK
Zayıflamak. Büzüşmek, bozulup pörsümek. Sebzeler kartlaşmak. Sertleşmek: Çoktandır havalar soğuk gitti kar hırtıştı. Yemek tam pişmemek.
SALKIMAK
Gevşeyip sarkmak, pörsümek.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
PORSUK
Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.
ÖFLEZ
Zayıf, cılız, ölmek üzere olan. Pörsümüş, yumuşamış. Işığı az olan, az ziya veren (kandil, lâmba).
CIRBANA
Gelişmemiş, cılız çocuk. Pörsük et.
ÖLGÜN
Diriliği, canlılığı, tazeliği kalmamış. Pörsümüş, solmuş (bitki). Cansız, renksiz, dikkat çekmeyen. Gücü azalmış, zayıflamış. Ölü çıkan ev. Acıma duygusu olan, yufka yürekli. Güçsüz, bitkin.
CURUŞMAK
Buruşmak, pörsümek.
LENZÜK
Gevşek, buruşuk, pörsük.