Sonu PROTOPLAZMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "protoplazma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu protoplazma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında protoplazma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde protoplazma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PROTOPLAZMA

Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

  -   -   -  

Anlamında PROTOPLAZMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PROTOPLAZMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİSİMLASYON

Besin maddelerinin ve protoplazmanın enerji meydana getirerek parçalanması. bk katabolizm.

SARKOT

Genel olarak protoplazma için kullanılan eski bir terim. Sarkod.

SİTOPLAZMA

Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

PORFİRİN

Hemoglobin, sitokromlar ve diğer hemoproteinler ile klorofilde bulunan dört pirol halkası ile merkezinde demir, magnezyum gibi bir metal iyonu içeren organik bir bileşik. Dört pirol halkasının meten köprüleriyle bağlanmasıyla oluşan, bitki ve hayvan hücrelerinin protoplazmasında bulunan, siklik tetrapirol türevi bileşik. Kısmen hemoglobin, kısmen klorofilden meydana gelir, solunum enzimlerinin temelini oluşturur.

YALANCIAYAK

Dizanteri amibi gibi, belirli bir biçimi olmayan birgözeli asalaklarda devim ve beslenme amacıyla ortaya çıkan protoplazma uzantısı.

SİNSİTYUM

Aralarındaki hücre zarları kaybolarak tek hücre hâline gelen çok çekirdekli protoplazma kütlesi. Tek sitoplazmalı ve çok çekirdekli büyük hücre. Epitel hücrelerinden oluşmuş yavru zarlarının en dış tabakası. Göze zarları kaybolmuş olan çok çekirdekli protoplazma kitlesi.

PLAZMOJEN

Protoplazma.

YADIMLAMA

Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

PROTOPLAST

Çekirdek, sitoplazma ve hücre zarının oluşturduğu yapı. Lizozim veya penisilin etkisiyle hücre duvarını kaybetmiş, Gram pozitif bakteri. Hücre duvarı olmayan protoplazma kitlesi.

PLAZMOLİZ

Hücre protoplazmasının su kaybı nedeniyle büzüşmesi.

PLAZMA

Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

KERATİNLEŞMEK

Protoplazma proteinler keratin durumuna dönüşmek.

IŞINLILAR

Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.

HÜCRE

İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.