PİÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "piç" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. piç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu piç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde piç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PİÇAHLAMAK, PİÇİLEŞMEK

9 harfli kelimeler

PİÇYOĞURT, PİÇTIRPAN, PİÇLEŞMEK

8 harfli kelimeler

PİÇLEŞME, PİÇLEMEK, PİÇKİREN, PİÇTEVAN, PİÇSİNEK

7 harfli kelimeler

PİÇEKLİ, PİÇELİK, PİÇİKCİ

6 harfli kelimeler

PİÇLİK, PİÇMEK, PİÇİNE, PİÇTEK, PİÇGÜL, PİÇEYH, PİÇUTA

5 harfli kelimeler

PİÇAH, PİÇEK, PİÇAK, PİÇİM, PİÇİK, PİÇEN, PİÇEF

4 harfli kelimeler

PİÇE

Bazı kelimelerin anlamları

PİÇ

Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk, haramzade, veledizina. Terbiyesiz, arsız çocuk. Kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse. Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz. Her şeyin küçüğü, büyüğü ile aynı nitelikte olmayan. Babası belli olmayan çocuk.

PİÇAHLAMAK

Bıçaklamak.

PİÇLİK

Piç olma durumu. Kalleşçe yapılmış olan kötü davranış.

PİÇLEŞME

Piçleşmek işi.

PİÇMEK

Kesmek, biçmek.

PİÇİLEŞMEK

Gizli konuşmak, fiskos etmek.

PİÇSİNEK

Bir tür olta iğnesi.

PİÇLEŞMEK

Yozlaşıp bozulmak.

PİÇİKCİ

Kışkırtıcı : O piçikcinin biridir.

PİÇEKLİ

Havuç.

PİÇKİREN

Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç.

PİÇELİK

Havuç.

PİÇLEMEK

Ağaç, kökünden filiz vermek. Yaranın çevresinde daha küçük yaralar çıkmak.

PİÇTEVAN

Duvar ve çatıların üstüne oturtulduğu ağaç çerçeve.

PİÇTIRPAN

Topaç.

PİÇYOĞURT

Mayasız tutan yoğurt.

  -   -   -  

Anlamında PİÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BESMELESİZ

Besmele çekmeden. Çocuklar için "piç" anlamında kullanılan bir sövgü sözü.

FIR

Fırıl fırıl. Piç, fırlama.

BALADIZ

Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki. Taze ve olgun incir.

HIMIŞ

Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.

KERPİÇLEŞME

Kerpiçleşmek işi.

VELEDİZİNA

Piç.

BORAHANE

Yabani güvercinlerin tünemesi için kerpiçten yapılan güvercinlik.

KERPİÇÇİ

Kerpiç yapan veya satan kimse.

DUVAR

Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

PALAMUT

Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.

ALAF

Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.

HARAMZADE

Piç.

FIRLAMA

Fırlamak işi. Arsız, terbiyesiz çocuk. Piç.

BIRAKINTI

Deniz ve kara sularının, kıyılarda bıraktığı birikinti. Piç. Bırakılmış kadın. Hediye, geline gelen hediye. Ekilmeden bırakılan tarla. Doğal suya, örneğin deniz suyuna değen bir metal yüzeyine bitki ve hayvanların birikip çökmeleri. Bırakım işlemi sonucu, örtülen ya da kaplanan yüzey üzerine bırakılan özdek.

KULÜBE

Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

BAŞLAR

Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALAKIRIK

Kanun dışı evlilikten doğan çocuk, piç. Açıkgöz, işini bilir.

BİÇ

Kökten yersiz olarak çıkan, budanması gereken filiz, piç.

BASTARDA

Meşru olmayan çocuk, piç.

BASDARDA

Meşru olmayan çocuk, piç.