Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pilav" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pilav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pilav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pilav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PİLAV
Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.
KANLIPİLAV
Yemekli toplantı, şölen.
ULUPİLAV
Düğün pilavı. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
GÖKÇEPİLAV
Baykuş.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİLAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAPAMA
Kapama (et yemeği). Bulgur pilavının üstüne etle serilen yufkalı yemek.
ŞEHRİYE
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru.
FİKKE
Bayram ya da düğünlerde büyük kazanlarda pilav pişiren kişi.
BASTA
Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.
GALLE
Sincap. Kumbara, kasa. Erimiş kuyruk yağı ile sade yağın karışımından elde edilen bir çeşit yağ. Beyaz kaya tuzu. Gelinciğe benzeyen bir çeşit hayvan. Pancar, nohut ve tahılla yapılan bir çeşit yemek. Şalgamlı pilav. Domates salçası. Elmadan yapılan bir yemek. Erik, ü-züm, nohut ve etle pişirilen bir yemek. Kıymalı patlıcan ve kabak yemeği. Tatlı ve kırmızı kabağın haşlaması. 1. Bir çeşit lahana yemeği. 1. Kuru meyvelerden yapılan hoşaf, komposto. 1. Kabak hoşafı. Yabani güvercin. Karışık. Kıymalı patlıcan, kabak ve benzerleri sebze yemeği. Kasa. Bir patlıcan yemeği. (Gücülü Yalvaç Isparta).
DIKIS
Çok sıkıştırılmış, bastırılmış, dolu, sıkı: Bu çuvalı ne kadar dıkıs basmışlar. Sıkışık, dar: Yerimiz çok dıkıs. Havasız basık yer. İyi pişmemiş, kabarmamış ekmek. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek: Pilav aşı ne kadar dıkız olmuş. Sarı, yapışkan bir toprak. Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla.
FERFENE
Ortaklaşa yapılan yemekli içkili toplantı. Düğün ya da bayramlarda gençlerin birleşerek bir kuzu ya da koyun kesip yemeleri. Çocukların ayrı ayrı evlerden malzemelerini toplayıp kırda yaptıkları pilav. Pişmiş yumurta. Yiyip içerek eğlenme, ziyafet (Mucur).
DÖĞME
Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Kadınların yüzlerinin iki yanına takılan altın süs. Dayanıklı, kaim odun. Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi.
GALYE
Şalgamlı pilav. Kıymalı patlıcan, kabak ve benzerleri sebze yemeği.
FERFERE
Çocukların ayrı ayrı evlerden malzemelerini toplayıp kırda yaptıkları pilav. Düğün yemeği. Zımba makinası, delgi. Hırsızlık. Yemekli toplantı, eğlence.
CIYKLAMA
Mercimekli bulgur pilavı.
BASTAN
Pilav. Salatalık.
PİLAVLIK
Pilav yapmaya elverişli.
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.
BİCUÇ
Bulgur ufağından yapılan pilav.
ÇEYHMECE
Bulgur pilavı. Çekmece.
FERFİNE
Köy kahvelerinde, odalarında ortaklaşa yapılan pilav için kişi başına düşen para.
ÇEHME
Ayakkabı. Bir çeşit pilav. Çizme.
ÇİLO
Bir çeşit pilav.