Kelimeler arşivi içinde; başında "pil" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. pil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PİLORODUODENİTİS
PİLOROMİYOTOMİ, PİLOROSTENOZİS
PİLOMATRİKSOM
PİLOROPLASTİ, PİLOMATRİKOM
PİLOREKTOMİ, PİLOROSPAZM, PİLOROSTOMİ
PİLLABÖCÜK, PİLOKİSTİK, PİLOKARPİN
PİLAVTEPE, PİLORALJİ
PİLOTLUK, PİLİNGİR, PİLİDYUM, PİLAVLIK
PİLİSİZ, PİLANYA, PİLEKEN, PİLORUS, PİLEMİT, PİLOTAJ, PİLADAN, PİLAÇKA, PİLİMAN
PİLİNÇ, PİLDİR, PİLEKE, PİLİKA, PİLEKİ, PİLLİK, PİLİLİ, PİLLAK, PİLAKİ, PİLİMİ, PİLİSE, PİLEYH, PİLİNG
PİLUS, PİLOY, PİLUL, PİLTE, PİLOT, PİLİZ, PİLOV, PİLÖZ, PİLOR, PİLOP, PİLMİ, PİLLİ, PİLİT, PİLİN, PİLİK, PİLİÇ, PİLEK, PİLAV, PİLAÇ
PİLO, PİLİ
PİL
PİL
Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç, batarya.
PİLOKARPİN
Güney Amerika'da yetişen Pilocarpus jaborandi ve Pilocarpus microphylus'un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç.
PİLORALJİ
Pilorusun ağrılı spazmı.
PİLOMATRİKSOM
Pilomatrikom.
PİLOROSTENOZİS
Pilorus daralması.
PİLOROMİYOTOMİ
Pilorusun ameliyatla açılması.
PİLOROSPAZM
Pilorus spazmı.
PİLOROSTOMİ
Karın duvarıyla pilorus arasında geçit oluşturma.
PİLLABÖCÜK
Uğur böceği.
PİLOROPLASTİ
Pilorustaki bozukluğun ameliyatla düzeltilmesi.
PİLAVTEPE
Elâzığ şehri, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
PİLOREKTOMİ
Pilorusun kesilerek çıkartılması.
PİLOTLUK
Pilotun görevi.
PİLORODUODENİTİS
Pilorus ve onikiparmak bağırsak mukozasının yangısı.
PİLOKİSTİK
Kistik yapıda olup içinde kıl veya saç yumağı gösteren, bu nitelikte belirgin.
PİLOMATRİKOM
Primitif kıl matriksinden köken alan, sınırları belirgin ve makroskobik olarak trikoepitelyoma benzeyen, köpeklerde ve daha az olarak da kedilerde görülen tümör, pilomatriksom, Malherbe epitelyomu, Malherbe nekrotik ve kalsifiye epitelyom, kalsifiye epitelyom.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİSTAN
Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.
DÜRMECE
Bağlarda, tomurcuk, yaprak ve salkım yiyerek yaşayan, sarımsı gece kelebeği (Sparganothis pilleriana).
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.
KIRMA
Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.
KAYIRICI
Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse, dayı, iltimasçı, piston, torpil.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.
FERİK
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.
KIRMALI
Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili.
KIRMACI
Giysilere pili yapan kimse. Değirmen işleten kimse, değirmenci. Basılmış formaları katlayan kimse. Kırılmış tahıl satıcısı.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
BOZBAKKAL
Karatavukgillerden, boz renkli ardıç kuşu (Turdus pilaris).
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
BULADA
Büyük piliç.
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
ÇİPİLLEŞMEK
Gözleri çipil duruma gelmek.
İSTENÇ
İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade.
İPİLEME
İpilemek işi.
KARABAKAL
Karatavukgillerden, kara renkli ardıç kuşu (Tutrdus pilaris).
GELİŞİM
Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.