Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pigment" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pigment ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pigment olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pigment olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PİGMENT
PİGMENT
Boyar madde.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİGMENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARTONELLOZİS
Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.
FİKOERİTRİN
Kırmızı alglere rengini veren ve bazı Cyanobacteria ve Cryptophyceae'de de bulunan yardımcı fotosentetik pigment.
BARAS
Halk dilinde Deride pigmentasyon. Alak.
BAKTERİYOKLOROFİL
Bazı bakterilerde bulunan ve ışığı absorblayan pigment. Pembe veya yeşil fotosentetik bakterilerde başlıca ışık tutucu olarak görev yapan bir çeşit klorofil.
ÇÖKME
Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
AKOLÜRİ
İdrarda safra pigmentlerinin yokluğu.
ISLATMA
Islatmak işi. Bağlayıcının pigment taneciklerini tamamen sarması.
ASTAKSANTİN
Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.
ACHROMOBACTER
Gram negatif, çubuk biçiminde, aerobik, katalaz test pozitif, oksidaz test negatif, pigmentsiz bir bakteri grubu.
KROMATOFOR
Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
CHROMOBAKTERİUM
Küçük, sporsuz hareketli, gram negatif ve değişik renklerde pigment oluşturan, Pseudomonaslara benzeyen, genellikle toprak ve suda bulunan, apse, ishal ve septisemi oluşturan çomak biçimli bir bakteri cinsi.
DURİN
Afrika, Asya, Kuzey ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinde atlarda Trypanasoma equiperdum'un neden olduğu, üreme organlarında yerel yangıya ilgili ödem, ülser ve kurbağa kabuğuna benzer tarzda pigmentsiz lekelerin yanı sıra deri ve sinir sisteminde patolojik değişimlerle belirgin, çiftleşmeyle bulaşan hastalık, çiftleşme egzantemi, koyital egzantem, örtü hastalığı, kabuk hastalığı, at frengisi, Halk dilinde bahl.
FİKOKRİZİN
Kahverengi alglerde (Chrysophyta) bulunan kromatoforlardaki altın sarısı pigment.
SOLMA
Solmak işi. Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi.
EZİLME
Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
DİYAPOZ
Birçok böceğin hayatının belirli bir safhasında gelişmesinin bir süre durması olayı. Bir çok böceğin hayatının belirli bir döneminde gelişmesini bir süre durdurması olayı. Uzun süren kötü hava şartlarında hayatın devamını sağlamak için kırk ayaklılar, dişi sivrisinek, karıncalar ve benzerleri canlıların fizyolojik olarak hazırlandığı ve biyolojik gelişmenin sınırlandırıldığı, yumurta, larva, nimf, pupa ve ergin devrelerde görülebilen, konakçı arama etkinliğinin azaldığı büyüme ve gelişmenin durduğu, metabolizmanın etkinliğini kaybetmesinden dolayı artık maddelerin son ürünlerinden olan pigmentlerin oldukça arttığı, iç ve dış organların yıprandığı, böceklerde uçuş ve hareket isteğiyle uyarılma ve uyarılara cevap verme yeteneğinin büyük ölçüde azaldığı, kasların gittikçe işlevini kaybederek bir çeşit felcin oluştuğu dönem.
DEPİGMENTASYON
Bir hücrenin pigmentini kaybetmesi.
FAEOHİFOMİKOZİS
Kimi pigmentli mantar türlerinin oluşturduğu fırsatçı enfeksiyonların genel adı.
BİLİFLAVİN
Biliverdinden elde edilen sarı renkli pigment.