PEŞİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "peşin" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. peşin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu peşin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peşin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PEŞİNATSIZ, PEŞİNCİLİK

7 harfli kelimeler

PEŞİNAT, PEŞİNCİ, PEŞİNEN

5 harfli kelimeler

PEŞİN

Bazı kelimelerin anlamları

PEŞİN

Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

PEŞİNEN

Peşin olarak, önceden.

PEŞİNCİLİK

Peşinci olma durumu.

PEŞİNCİ

Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse.

PEŞİNAT

Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para.

PEŞİNATSIZ

Peşin para vermeden veya almadan.

  -   -   -  

Anlamında PEŞİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEŞİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEKERLENMEK

Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.

ZAMPARA

Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost.

SAYMAK

Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

VAMP

Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın.

SPOT

Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

NAKİT

Para, akçe. Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit.

KAMULAŞTIRMAK

Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

ANAFORCU

Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse.

YARARCI

Yarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.

TRADER

İsim şeklinde kullanılırsa; tüccar, ticaret gemisi, tacir veya borsa simsarı anlamlarına da gelmektedir. Diğer bir anlamı da kendi çıkarları peşinde koşan insan'dır.

SPOTÇU

Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.

YEDMEK

Çekerek peşinden götürmek, yedeğinde götürmek. Yanında, beraberinde götürmek.

NAKDEN

Para olarak. Peşin olarak.

MUACCEL

Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.

VERESİYE

Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.