Sonu PEŞİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "peşi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu peşi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında peşi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde peşi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PEŞİ

Arkası.

ÜÇPEŞİ

Geleneksel üç parçalı etek olan kadın giysisi.

  -   -   -  

Anlamında PEŞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

MUACCEL

Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.

PEŞİNCİ

Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse.

ANAFORCU

Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse.

SPOT

Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.

NAKDEN

Para olarak. Peşin olarak.

NAKİT

Para, akçe. Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

SAYMAK

Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.

VAMP

Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın.

VERESİYE

Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

KAMULAŞTIRMAK

Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

SPOTÇU

Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

PEŞİN

Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

TEKERLENMEK

Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.

PEŞİNATSIZ

Peşin para vermeden veya almadan.

PEŞİNEN

Peşin olarak, önceden.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.