Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pervane" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pervane ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pervane olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pervane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
KURUMLUPERVANE
Vidalayı işlemek için kullanılan pervaneli araç. (Bor Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde PERVANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
ŞAFT
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil.
FIRFI
Pervane.
PEVANE
Pervane.
ALAMEDİ
İplik sarmakta kullanılan çıkrığın pervanesi.
CABALAK
Ekin biçme makinesinin pervanesi. İri taneli, sulu kar.
PERVANESİZ
Pervanesi olmayan.
USKUR
Pervane.
REAKTÖR
Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici. Bir katalizör yardımıyla kimyasal tepkime yaparak üretim elde edilen endüstri kuruluşu.
DOUZLUH
Eski türkçe tong+uz+luk: Su değirmenlerinde pervanelerin döndüğü yer (Erzincan Merkez).
DÖNGEÇ
Pervane. Temelsiz evlerde evin dört köşesine konulan ve temel ödevini gören kısa direkler.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
HELİKOPTER
Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli, uçan taşıt.
PERVANELİ
Pervanesi olan.
FERFEREK
Pervane.
TORNİSTAN
Geminin pervanesini ters yönde çevirme. Ters yüz etme.
PER
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Çark, değirmen ve vapurun pervanesi. Değirmen çarkının kepçeleri. Davarların sağıldığı yer, ağıl. Zar, ince tabaka. Sulu yiyeceklerin üstünde oluşan ince zar. Diş kökü. Dokumacılıkta, dokunan bezin selmi denilen direğe bir kez sarılması. Ark suyunu tarlaya çevirerek yapılan sulama işlemi. Küçük çivi, ayakkabı çivisi. Değirmen çarkının iç bölümünü oluşturan parçalar. Pervane. Kuş kanadı. Değerli ev araçları. Koyun ağılı. Kapıların iç tarafındaki ağaç sürgünün hareketsiz kalmasını sağlayan ağaç parçaları. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta). Su değirmeni çarkındaki ağaç parmaklar. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta). Protein etkinlik derecesi.
ASBİRATOR
Fransızca kökenli aspirateur: aspiratör; pervane.