Kelimeler arşivi içinde; sonunda "penek" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu penek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında penek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde penek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇİRPENEK, PERPENEK, SENPENEK, SERPENEK, YELPENEK
KEPENEK, HEPENEK, SEPENEK
EPENEK
PENEK
PENEK
Pencere, tavan penceresi. Ahır ve kümeslerde, çoğunlukla gübre atmaya yarayan küçük pencere. Duvarda açılan çok küçük delik : Peneğin önünde sabaha kadar bekledim, bir şey göremedim. Girintili çıkıntılı bağ karıklarının dışında kalan geniş toprak parçası. Erzurum kenti, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEPENEK
Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar. Dam saçağı.
YELPENEK
Hıyar. Çok ivedi (gitmek, koşmak).
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
SENPENEK
Dam saçağı.
ÇİRPENEK
Yaprakları oğlaklara yedirilen kurumuş meşe dalı.
HEPENEK
Baca kapağı.
EPENEK
Kelebek. Kulunç hastalığı.
SERPENEK
1.Dam saçağı. 2.Pencere. Kasket güneşliği. Dam saçağı. Konut saçağı. (Gökmenler, Çalat, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Toprak damları yağmur etkisinden korumak için, damın kenarına konan çalı çırpı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
PERPENEK
Kelebek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TALAGAN
Kara yapağıdan dokunan bir çeşit kepenek.
PEREKE
Kepenek. (Ortayazı Senirkent Isparta).
KAYRIK
Soğuktan korunmaya yarayan kürk, kepenek, kilim ve benzerleri eşya. Ayrı, başka. Meyvesi çok olan ağaç dalının gövdeden ayrılmış durumu, ayrık.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
KEPENEYH
Kelebek. Kepenek; kelebek; koyunlarda görülen kelebek hastalığı.
KILÇAR
Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan yapılmış kumaş. Kıldan örülmüş çorap. Kepenek. Atın kuyruk ve yelesinden koparılan kıl. Boyalı yün ipliği.
GILLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçükbaş hayvan dışkısı. Çok kısa, çok küçük. Çobanların giydikleri dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, kepenek. (Çağlayan Kars). Taranmış yünden yapılan keçe. (Çıldır Kars).
HILLİYH
Çoban kürkü; kepenek.
NETME
Çobanların giydiği keçeden üstlük, kepenek.
KILCAR
Kıldan yapılmış kepenek : Çobana bir kılcar aldım. Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan dokunmuş çoban yağmurluğu.
GAMÇI
Kırbaç. Kamçı. Kepenek. (İlhan Ayaş Ankara).
KEBE
Kısa kepenek.
NAMÇI
Elde dokunan en iyi cins kepenek, yamçı. Sapsız bıçak.