Sonu PELİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pelik" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pelik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pelik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

SÜNEPELİK, ÇİLEPELİK

8 harfli kelimeler

KAHPELİK, KÖRPELİK, ZÜPPELİK, EPİPELİK

7 harfli kelimeler

KÜPELİK, PEPELİK, TEPELİK

5 harfli kelimeler

PELİK

Bazı kelimelerin anlamları

PELİK

Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Saç. Örülmüş saç bölüğü, saç örgüsü. Parça. Patik. Mısır ekmeği pişirilen toprak kap. Alnın üstüne bırakılmış saç, kâkül. Palamut meyvesi. İnce saç örgüsü.

ZÜPPELİK

Züppeye yakışır davranış, snopluk, snobizm.

ÇİLEPELİK

Çisentili: Çilepelik havalarda yağmur az yağar.

KÖRPELİK

Körpe olma durumu, tazelik, taravet.

EPİPELİK

Suların dip kısımlarında çamurlar üzerinde yaşayan.

KÜPELİK

Dalyan direklerini dikerken alt ucun batmasını sağlamak için bağlanan taş veya zincir.

PEPELİK

Pepe olma durumu.

TEPELİK

Tepesi çok olan (yer). Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık. Bir yapının veya bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılmış olan bölüm. Sorguç.

KAHPELİK

Kahpe olma durumu. Kahpece davranış.

SÜNEPELİK

Sünepe olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında PELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FARIÇLAMAK

Körpelik çağı geçmek, büyümek, serpilmek.

SORGUÇ

Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, tuğ, tepelik.

PEPEMELİK

Pepelik, rekâket.

GALKANGAZI

Kırmızı kanatları olan, uzun bacaklı, eti yenilen, pelikana benzer bir çeşit su kuşu.

ARUKUN

Tepelik.

KAHPELENMEK

Kahpelik etmek, kahpece davranmak.

KISTIRMAÇ

Kadın tepeliklerinin önüne dikilen altın dizisi.

FERAHİ

Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.

PİRAMİTÇİK

Eski Mısır piramitlerinde ve dikili taşlarında tepelik olarak yer alan küçük piramit.

PELİKAN

Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus).

PELİKANSILAR

Bazı sınıflandırmalara göre, pelikangiller, karabatakgiller ve sümsükgiller familyalarını içine alan bir takım.

TARAK

Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).

KIRDAK

Gelin eşyası, çeyiz : Kırdaksız gelin gibi düşünüyor. Kadınların başlarına örttükleri tepelik.

SNOBİZM

Züppelik.

ARAŞK

Tepelik.

AHITMA

Hayvanların alnından burnuna doğru uzanan beyazlık. Saç üzerinde veya tepside pişirilen çörek, ekmek. Saç üzerinde pişirilen ve yassı kadayıfa benziyen bir çeşit tatlı. Akıtma. Kadınların tepeliklerinde bulunan altın süs. Yumurta, süt, su, tuz ve unun karıştırılıp çalınmasıyla elde edilen karışımın ufak ufak sacda kavrulmasıyla yapılan yemek türü.

SNOPLUK

Züppelik.

DİPCİK

Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Ağaç kökü. Yemeni, çarık gibi giyeceklerin ökçesiz tabanı. Kadınların başlarına koydukları altın ve gümüşle süslü tepelik.

DONGİL

Tavuğun tepesindeki tüy, tepelik.

TAZELİK

Taze olma durumu, körpelik, taravet. Dinç, diri, canlı olma durumu.