Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pelerin" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pelerin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pelerin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pelerin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PELERİN
PELERİN
Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük.
Bu bölümde tanımı içerisinde PELERİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇUĞ
Kaya. Dağ tepelerinde biriken kar. Mısır saplarından yapılan yığın. Tahıl demetlerinin saplarından yapılan yığın.
DAĞAĞZI
Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur.
ARDINMAK
Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.
DÜĞDÜ
Balta, kazma, keser ve benzerleri aygıtların çivi, kazık çakmaya yarayan kısmı. Ağzı körlenmiş balta, keser, bıçak. Kuş gagası. Ufak ve tek tepe. Tepelerin en yüksek yeri. Yumru. Çekiç ve keser gibi âletlerin bir şeyi döğmeye ve ezmeye yarayan tarafı, düz ve yuvarlak kısmı.
SORGUÇ
Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, tuğ, tepelik.
DALMAN
Pelerin.
REGLAN
Omuzlardan geçerek boyna kadar uzanan (kol). Pelerinli bir çeşit palto.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
AŞIT
Siper, kuytu yer. Aşılacak yer. Dağ geçidi. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Uzak, gözün göremediği yer: Buradan aşıt yere gitme. Dağ ve tepelerin üzerinden arka kısma aşılacak yer. Zahire koymak için, ev içinde yere kazılan ya da duvara yapılan kuyu. Yatak ve yorgan konan ambarların bölmesi. Gizli: Benden aşıt iş yapma. Çevik, cesur, işgüzar. Çığ. Geçit: Aşıdı aşdı getdi. Ateş. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DİVLİM
Dilim. Kabak, kavun ve benzerleri nin kabuğundaki yarıklar. Tepelerin yağmurdan dilinen yerleri, yarık.
DOTTORE
Roma komedyasındaki Dosennus'un (bilgiç adam) italyan halk doğaçlama tiyatrosundaki uzantısı. Kimi kez düşünür, kimi kez dilci, kimi kez de tıp doktoru olarak kendini tanıtır. Şarlatandır, kendinin bilgili olduğunu göstermek isterken yanlış üstüne yanlış yapar. Herkese öğüt verir, ama kendisi bunların hiçbirini tutmaz. Kara bir pelerini, geniş şapkası ve dizlerine inen bir pantalonu vardır.
ARIN
Alın. Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü. Temiz, arı, saf. Şanlıurfa kenti, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BÜRÜNCEYH
Çarşaf, çar. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
MAŞLAH
Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir tür kadın üstlüğü. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.
KAPTANPAŞAKUZUSU
Dalga tepelerinin çatlamasıyla oluşan, deniz üzerinde dizi hâlinde görünen beyazlık.
AKSAKARCA
Dağ tepelerinde görülen beyaz bulut.
ARDLAMAK
Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.
BÜRÜNCEK
Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Duvak. bürük. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise. Saç örtüsü. Bürümcek. Erzincan kenti, İliç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SIRT
Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.