PELER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "peler" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. peler ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu peler ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

PELEREK, PELERİK, PELERİN

5 harfli kelimeler

PELER

Bazı kelimelerin anlamları

PELER

Siyah kaput bezinden yapılmış başörtüsü. Çamaşır sepeti. Duvarı, yağmur ve benzerleri şeylerin etkisinden korumak için yapılan kamış saçak.

PELERİN

Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük.

PELERİK

Kötü olmuş, azmış (yara için).

PELEREK

Dönerek, döne döne.

  -   -   -  

Anlamında PELER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PELER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

HAVZA

Bölge, mıntıka. Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne. Tekne. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge.

SIRT

Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

AKSAKARCA

Dağ tepelerinde görülen beyaz bulut.

PİRAMİT

Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram. Mısır firavunlarının mezarı, ehram. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler.

AKDAĞ

Tepeleri karla kaplı dağ. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehrinde, Dumlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALAG

Tepelerde rüzgâr gören açık yerler.

SAY

Düz, ince, yassı taş. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme. Çalışma, emek.

AŞIT

Siper, kuytu yer. Aşılacak yer. Dağ geçidi. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Uzak, gözün göremediği yer: Buradan aşıt yere gitme. Dağ ve tepelerin üzerinden arka kısma aşılacak yer. Zahire koymak için, ev içinde yere kazılan ya da duvara yapılan kuyu. Yatak ve yorgan konan ambarların bölmesi. Gizli: Benden aşıt iş yapma. Çevik, cesur, işgüzar. Çığ. Geçit: Aşıdı aşdı getdi. Ateş. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

BARIK

1.Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2.Yeşillik, çayırlık yer. 3.Bitkilerin çok olduğu yer. 4.Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer.

KAPTANPAŞAKUZUSU

Dalga tepelerinin çatlamasıyla oluşan, deniz üzerinde dizi hâlinde görünen beyazlık.

SORGUÇ

Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, tuğ, tepelik.

ARIN

Alın. Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü. Temiz, arı, saf. Şanlıurfa kenti, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TEPECİK

Yerden yükseklikleri çok az olan tepeler. Çiçek tozunun konmasına yarayan, çiçeklerde dişi organların ucu.

ARDINMAK

Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.

MAŞLAH

Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir tür kadın üstlüğü. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.

REGLAN

Omuzlardan geçerek boyna kadar uzanan (kol). Pelerinli bir çeşit palto.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

BARIH

Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar.