Kelimeler arşivi içinde; başında "patla" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. patla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu patla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde patla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PATLAYIVERMEK, PATLAYABİLMEK, PATLATABİLMEK
PATLAYIVERME, PATLAYICILIK, PATLAKÇİÇEĞİ, PATLAYABİLME, PATLATABİLME
PATLATILMAK
PATLATILMA
PATLANKUÇ, PATLAYICI, PATLATMAK, PATLAŞMAK, PATLANGUÇ, PATLANGOZ, PATLANGOÇ, PATLANGIÇ, PATLANGEÇ, PATLANGAZ, PATLANGAÇ, PATLAMALI
PATLATAÇ, PATLATMA, PATLAMAK, PATLAMAH, PATLAKÇA, PATLAYIK, PATLAYIŞ
PATLA
Kuru ve taze fasulye.
PATLAYIVERMEK
Aniden patlamak.
PATLAYICILIK
Patlayıcı olma durumu.
PATLANKUÇ
Mürver ağacı. İçi boş dallarından mekik yapılan, küçük yapraklı bir ağaç. İçi boş dallarından mekik yapılan küçük yapraklı bir ağaç.
PATLAKÇİÇEĞİ
Noel ağacı.
PATLAYABİLMEK
Patlama olasılığı bulunmak.
PATLATABİLMEK
Patlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PATLAŞMAK
Kesmez duruma gelmek, körleşmek : Çakının ağzı patlaşmış.
PATLATILMAK
Patlatma işi yapılmak.
PATLAYICI
Patlama özelliği olan (madde).
PATLAYABİLME
Patlayabilmek işi.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
PATLAYIVERME
Patlayıvermek işi.
PATLATILMA
Patlatılmak işi.
PATLANGUÇ
Tabanca gibi ses çıkartan bir çocuk oyuncağı, patlangıç.
PATLATABİLME
Patlatabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PATLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
BUJİ
Patlamalı motorlarda yakıtı tutuşturmaya yarayan araç.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ÇITPIT
Ayak altında ezilerek çıtır çıtır ses çıkaran bir patlangaç türü, çatapat.
DİYABAZ
Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
CEPHANE
Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.
FÜNYE
Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül. Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç.
DİNAMİTÇİ
Dinamit üreten, satan veya patlatılma işinde çalışan kimse.
DİNAMİT
Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ATILMAK
Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
BUMLAMAK
Taşıt lastiği patlamak.
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat.
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.
BARUT
Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.