Kelimeler arşivi içinde; başında "parçalanma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. parçalanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu parçalanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde parçalanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PARÇALANMA
Parçalanmak işi.
PARÇALANMAK
Parçalama işine konu olmak, parçalara ayrılmak, paralanmak. Başkasını mutlu etmek için elden gelen her şeyi yapmak, didinmek. bir işi yapabilmek için kendini sıkıntıya sokacak kadar uğraşıp didinmek.
PARÇALANMAH
Çok sinirlenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PARÇALANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APOLİZİS
Gebe sestod halkalarının parçalanması veya atılması. Eklem bacaklılarda gömlek değişiminden önce eski prokütiküladan hipodermisin ayrılması.
AMİDAZLAR
Aminoasitlerin amit grubunu hidrolitik parçalayan, L-asparginin parçalanma tepkimesini katalizleyen asparginaz, L-glutaminin parçalanma tepkimesini katalizleyen glutaminaz gibi enzimler.
ASETOLİZ
Asetanhidrit veya asetik asit etkisiyle organik molekülün parçalanması.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
ALDOLAZ
Glikoliz sırasında früktoz-1-6- difosfatın iki molekül gliseraldehit -3-fosfata parçalanmasını katalizleyen enzim. Glikoliz sırasında fruktoz-1-6-difosfatın iki molekül gliseraldehit-3-fosfata parçalanmasını katalizleyen enzim. Glikolizis sırasında fruktoz-1, 6-difosfatın gliseraldehit-3-P ve dihidroksiaseton fosfata parçalanmasını katalize eden enzim, ALS.
AKANTOLİZ
Epidermisteki keratinositler arasındaki hücreler arası bağlantının parçalanması ve genellikle veziküllerin oluşması, malpighi tabakası atrofisi.
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme. Parçalanma.
BÜTÜN
Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.
ÇÖZÜLMEK
Çözme işine konu olmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek. Gevşemek, güçsüz kalmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
CURİE
Etkinliğin eski ölçüm birimi (Ci). Yeni birim: bekrel (Bq). 1 Ci = 3,7.10(üzeri -10) Bq. Radyoaktif madde miktarını belirleyen eski birim. Bir saniyede 3.7xl010 parçalanma gösteren radyoaktif madde miktarının aktivitesi. (1 Bq=. 703x10-11 Ci). Bir gram radyumun saniyede yaptığı parçalanma sayısına eşit sayıda parçalanma yapabilen radyoaktif madde miktarı, radyoaktivite birimi, Ci.
İYONLAŞMA
Moleküllerin parçalanmasıyla, atomlara, moleküllere, molekül gruplarına elektron katılması veya çıkarılmasıyla iyonların oluşması, iyonlanma.
BAKTERİYOLİZ
Bakterinin parçalanması. Bakterilerin erimesi, eriyip yok olması. Bakteriyolizis.
ARJİNİN
Yeryüzünde bulunan yirmi amino asidinden kutuplu ve bazik olan bir tanesi. Arginaz enzimi ile üre ve ornitine hidrolize olan ve kreatinin teşekkülünde kullanılan bir madde. Proteinlerin parçalanmasıyla oluşan, ayrıca sentetik olarak da elde edilen bir aminoasit. Arginaz enzimiyle üre ve ornitine hidrolize olan, kreatinin yapısına giren, vücutta adale oluşması ve yağların yakımında gerekli, kollajen üretiminde, siroz gibi karaciğer hastalıklarında yararlı, çocuklar için esansiyel, sembolü Arg ve R olan bazik bir amino asit.
PARÇALANIŞ
Parçalanma işi.
SINMAK
Kırılmak, parçalanmak, bozulmak. Yenilmek, bozguna uğramak.
İNHİLAL
Dağılma, bölünme, parçalanma. Açılma. Ayrışma.
BAKTERİYOLİZİS
Bakterinin hücre bütünlüğünün bozulup hücre içeriğinin dağılarak serbest kalması eriyip parçalanması, bakteriyoliz.
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
APOLİZ
Yumurtalı sestod halkalarının parçalanması veya atılması. Artropodlarda gömlek değişiminden önce eski prokütiküladan hipodermisin ayrılması.