Sonu PARLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "parlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu parlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında parlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde parlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PARLAMA

Parlamak işi.

TOPARLAMA

Toparlamak işi.

  -   -   -  

Anlamında PARLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PARLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOMPİLASYON

Derleyip toparlama. Derme çatma yapılmış olan iş.

PARLAYIŞ

Parlama işi.

IŞILAMAK

Işıldamak, parlamak.

FEVERAN

Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.

PARLATMAK

Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak. İçki içmek. Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek. Birini gereğinden fazla övmek.

ŞAVKIMAK

Işık saçmak, parlamak.

HACIYATMAZ

Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.

DELEPMEK

Parlamak.

KIVILCIM

Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.

ŞAHLANMAK

At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.

DERTOP

"Getirilmek, büzülmek" anlamındaki dertop edilmek, "bir araya getirmek, toparlamak" anlamındaki dertop etmek ve "bir araya gelmek, toplu hâlde olmak" anlamındaki dertop olmak birleşik fiillerinde geçer.

YALABIK

Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.

TOPARLANMAK

Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak. Sağlığı düzelmek. Para yönünden durumunu düzeltmek. Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek. Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak. Gelişmek, daha iyi duruma gelmek.

PARILDAMAK

Işık saçmak, parlamak. Gelişmek, yükselmek.

SÖNMEK

Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.

BALKIMAK

Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.

İŞTİAL

Tutuşma, parlama, alevlenme.

YALABIMAK

Parıldamak, parlamak, ışıldamak. Şimşek çakmak.

ŞIKIRDAMAK

Birbirine çarpan metal nesneler şıkırtı sesi çıkarmak. Aydınlanmak, parlamak.

ÇAKINTI

Şimşek çakması, parlaması. Ani buluş, düşünce, beklenmeyen söz veya davranış.